betam'dan haberdar olmak ister misiniz?


betam ARAŞTIRMA NOTLARI #041

GSYH'DA REKOR DÜŞÜŞ

Seyfettin Gürsel ve Onur Altındağ

TÜİK, 2009 yılının ilk çeyreğine ait büyüme rakamını açıkladı. Yayımlanan verilere göre Türkiye ekonomisi 2009 yılının ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 13,8 küçüldü. Çeyrekler arası karşılaştırma yapabilmek için GSYH serisinin mevsimsel etkilerden arındırılması ve işgünü sayısına göre düzeltilmesi gerekiyor.

Mevsimsel etkilerden arındırılmış ve işgününe göre düzeltilmiş verilere göre GSYH 2008 yılının son çeyreğinden 2009 yılının ilk çeyreğine yüzde 4,8 küçüldü (Şekil 1). Dikkat çeken nokta, GSYH’nin 2008 yılının ikinci çeyreğinde krizden önce başlayan küçülmenin istikrarlı şekilde şiddetlenmesiyle GSYH’nin 2006 yılının ilk çeyreğindeki seviyesine kadar düşmüş olması.

Devamı için lütfen tıklayınız

30 Haziran 2009


betam ARAŞTIRMA NOTLARI #040

SANAYİDE ÜCRETLER REEL OLARAK DÜŞÜYOR

Seyfettin Gürsel ve Onur Altındağ

2009 yılının ilk çeyreğinde istihdam edilen kişi başına brüt maaş ve ücret endeksi bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,6 düşmüştür. Geçen yılın aynı dönemine göre sanayide istihdam edilen kişi başına brüt maaş endeksi nominal olarak yüzde 7,2 artmıştır. Enflasyonu dikkate aldığımızda geçen yılın aynı dönemine kıyasla endeksin reel olarak yüzde 2 düştüğünü görüyoruz.

Sonuç olarak, krizle birlikte reel olarak düşen ücretler yoksulluğu artırıcı bir etkiye sahip. Yükselmeye devam etmesini beklediğimiz işsizliğin ücretlerin üzerindeki baskıyı artırması kaçınılmaz. Düşen satın alma gücü nedeniyle özel tüketim de olumsuz olarak etkilenecek ve krizden çıkışı yavaşlatıcı bir rol oynayacaktır.

Devamı için lütfen tıklayınız

29 Haziran 2009


betam ARAŞTIRMA NOTLARI #039

YEŞİL KART: TÜRKİYE'NİN EN MALİYETLİ SOSYAL POLİTİKASININ GÜÇLÜ VE ZAYIF YÖNLERİ

Seyfettin Gürsel, Ulaş Karakoç ve Burak Darbaz

Yeşil Kart uygulaması, herhangi bir sosyal güvenceye sahip olmayan yoksulların sağlık harcamalarının devlet tarafından karşılanmasını hedeflemektedir. 2006 yılı verilerine göre 72,6 milyon olan nüfusa sahip olan Türkiye’de, 10,2 milyon Yeşil Kartlı (yüzde 14,1) bulunuyor. Ortalama bir vatandaşın yıllık geliri 8 564 TL iken, ortalama bir Yeşil Kartlının yıllık geliri 3 288 TL. Bu açıdan, Yeşil Kart’ın büyük ölçüde yoksullara ulaştığı söylenebilir. Ancak, nüfusun yüzde 19,8’i, yani her beş kişiden biri resmi bir sağlık güvencesinden yoksun durumda. Bir yandan, çalışma çağındaki nüfusun en düşük gelirli yüzde 30’unu oluşturan 15 milyon kişinin 4,5 milyonu bir sağlık güvencesinden tamamen yoksunlar; yani ne SGK kapsamındalar ne de Yeşil Kart’a sahipler. Öte yandan da, Yeşil Kartlıların yüzde 21’i yasaya göre Yeşil Kart almak için gereken sınırdan daha fazla gelire sahip

Devamı için lütfen tıklayınız

24 Haziran 2009


betam ARAŞTIRMA NOTLARI #038

SANAYİDE DİP GÖRÜNDÜ AMA ÇIKIŞ ZAMAN ALACAK

Seyfettin Gürsel ve Onur Altındağ

TÜİK'in sanayi üretim endeksi verilerine göre Nisan'da üretim yıllık bazda yüzde 18,5 düştü. Ancak mevsimsellikten arındırılmış ve işgününe göre düzeltilmiş serilerde aylık sanayi üretim endeksinin 11 aydan sonra ilk kez Mart'tan Nisan'a yüzde 1 yükseldiğini, kapasite kullanım oranının da Mart'tan Nisan'a yüzde 2.4, Nisan'dan Mayıs'a da yüzde 2.6 arttığını görüyoruz. Krizin dibi görünmüş olsa da ne ölçüde hızlı bir çıkış olacağı belirsizdir. Son tahlilde, sanayi üretiminin yıllık bazda artış göstermesi için iç talepte canlanmanın yetersiz kalacağı görülmektedir. İhracatın hızla kriz öncesi düzeyine dönmesi gerekmektedir. Bu da küresel ekonominin krizden çıkışına bağlı olacaktır.

Devamı için lütfen tıklayınız

11 Haziran 2009


betam ARAŞTIRMA NOTLARI #037

DÜNYADA ve TÜRKİYE'DE YEŞİL YAKALILAR

Barış Gençer Baykan*

Ekonomik ve ekolojik krizi birlikte yaşadığımız bu dönemde çevre korumanın ve gelişmiş çevre politikalarının ekonomiye ve özellikle istihdama olumsuz etkileri olacağı düşüncesi etkisini yitirmeye başlıyor. "yeşil işler " imalat, tarım, hizmet ve Ar-Ge sektörlerinde insanlığın karşı karşıya olduğu çevresel tehditleri gidermeyi amaçlayan işleri tanımlamak için kullanılıyor. Bu sektörlerde çalışanlar da yeşil yakalılar olarak tanımlanıyor. Türkiye'de 8 bin beşyüz kamu kurum ve kuruluşlarında olmak üzere 50 bin yeşil yakalının çalıştığını ama potansiyelin bunun çok üzerinde olduğunu söyleyebiliriz. Ar-Ge önceliklerinin gözden geçirilmesi ve mesleki eğitim düzenlemelerinin gelecekte öne çıkabilecek çevresel sektörlerin ihtiyaçlarıyla uyumlaştırılması yeşil yakalıların sayısını arttıracaktır.

Devamı için lütfen tıklayınız

05 Haziran 2009


betam ARAŞTIRMA NOTLARI #036

SANAYİ ÜRETİMİ MART AYINDA GERİLEMEYE DEVAM ETTİ

Seyfettin Gürsel, Burak Darbaz, Mehmet Alper Dinçer

TÜİK'in açıkladığı aylık sanayi üretim endeksi verisine göre Mart ayında sanayi üretimi yıllık bazda yüzde 20,9 düştü. Ancak aynı veri, sanayi üretim endeksinin Şubat'tan Mart'a yüzde 13,4 yükseldiğini gösteriyor. Bu artış sanayide dibe ulaşıldığı izlenimini doğurdu ve bu yönde yorumlara yol açtı. Ancak aylık değişimleri, mevsimsel etkileri ve çalışılan işgünü sayısındaki değişimleri dikkate almadan yorumlamamak gerekiyor. betam'ın sanayi üretim endeksini gerek mevsimsel etkilerden gerek işgünü sayısındaki değişikliklerden kaynaklanan etkilerden arındırarak yaptığı tahmin, sanayi üretiminin Mart ayında Şubat'a kıyasla yüzde 3,1 oranında gerilediğini gösteriyor. Bu bulgu ışığında Mart ayında krizin dip noktasına ulaşıldığını düşünmüyoruz.

Devamı için lütfen tıklayınız

11 Mayıs 2009


betam ARAŞTIRMA NOTLARI #035

TÜRKİYE'DE ORGANİK TARIM GELİŞİYOR

Ulaş Karakoç ve Barış Gençer Baykan

Türkiye'de, 1985 yılında 8 ürünle başlayan organik tarım, bügün 200'ün üzerinde ürünle, tarım arazilerinin yüzde 0,5'inde 165 bin hektarda 15 bin üretici tarafından yapılıyor. Organik üretici sayısı ve üretim yapılan alan 2004'den bu yana yüzde 25 artarken, üretim miktarında ise yüzde 50'ye yakın bir artış gözlemleniyor. 2004'te 49 ilde organik tarım yapılırken 2008 yılında bu sayı 65'e çıkmış. Organik tarım daha geniş bir coğrafyaya yayılıyor ve üretim doğu bölgelerine kayıyor. Ürün deseninin genişlemesi, pamuk ve tahıllardaki göreli artış aynı zamanda iç pazarın genişlediğine işaret ediyor. Ortalama işletme başına düşen üretim alanı 16.6 hektardan 11 hektara düşmüş. Bu da göreli olarak daha küçük üreticilerin sayısının artmasından kaynaklanıyor. 2008'de en çok üretilen ürünler şu şekilde sıralanıyor: Pamuk, buğday, elma, üzüm, mısır, domates, zeytin. 2004 yılında elma en çok üretilen ürünken, 2008'de ilk sırayı pamuk alıyor.

Devamı için lütfen tıklayınız

30 Nisan 2009


betam ARAŞTIRMA NOTLARI #034

KRİZ KADINLARI KENDİ İŞLERİNİ YARATMAYA ZORLUYOR

Seyfettin Gürsel, Gökçe Uysal-Kolaşin ve Mehmet Alper Dinçer

Aralık 2007 - Aralık 2008 döneminde erkek istihdamı 160 bin kişi azalırken, kadın istihdamı 250 bin kişi arttı. Küresel kriz ve Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik koşullar dikkate alındığında erkek istihdamındaki düşüş şaşırtıcı değil. Ancak kadın istihdamında artışın nedeni krizin bizzat kendisi.

Kadın istihdamındaki yıllık artışın ezici çoğunlu, 243 bini, hizmet sektöründe gerçekleşti. Bu artışın çoğunluğunu oluşturan 136 bini de kendi işlerini yaratanlardan, TÜİK'in tanımıyla "kendi hesabına çalışanlardan" oluşuyor. Hizmet sektöründe ve kendi hesabına çalışanlarda görülen artış, kadınların önemli bir bölümünün evlere temizlik işlerine gitmek, bakıcılık yapmak, evde ürettikleri malları satmak gibi ekonomik faaliyetlere giriştiklerine işaret ediyor.

Devamı için lütfen tıklayınız

27 Nisan 2009


betam ARAŞTIRMA NOTLARI #033

125 BİN ÇOCUK İŞÇİ OKULA GİTMİYOR, 30 BİNİ HİÇ GİTMEMİŞ

Burak Darbaz ve Gökçe Uysal-Kolaşin

Türkiye, 1994-2006 arasında 6-14 yaş arasında çalışan çocukların oranını yüzde 8,5'den yüzde 2,6'ya düşürmüştür. Buna rağmen, bu oran genç nüfusun yoğun olduğu Türkiye'de halen 320 bin çalışan çocuk demek. Çalışan 207 bin erkek çocuğun 70 bini, 113 bin kız çocuğun 55 bini okula devam etmiyor. Okula devam etmeyen toplam 125 bin çocuk işçinin yaklaşık 30 bini hiç okula gitmemiş. Çalışan çocukların 204 bini ücretsiz aile işçisi, 109 bini ücretli, maaşlı ya da yevmiyeli olarak istihdam ediliyor. Çalışan erkek çocukların yüzde 50'si, kız çocukların yüzde 72'si tarlada çalışıyor. Geriye kalanların büyük bir kısmı düzenli işyerlerinde çalışıyor.

Bu çocukların 2030 yılında 25-35 yaş aralığında olacakları göz önünde bulundurulunca durumun vehameti ortaya çıkıyor. Uzun dönemli büyüme için Türkiye'nin beşeri sermayeye yatırım yapması gerekiyor. Zorunlu eğitim çağındaki çocukların eğitim sistemine entegre edilmeleri, okula devam eden çocuk işçilerin ise eğitimlerine odaklanmalarının sağlanması elzemdir.

Devamı için lütfen tıklayınız

22 Nisan 2009


betam BİLGİ NOTLARI #006

2010 ve 2011 İŞSİZLİK TAHMİNLERİNDE DÜZELTME

Seyfettin Gürsel ve M. Alper Dinçer

İŞSİZLİK ARTMAYA DEVAM EDECEK başlıklı betam Araştırma Notu #32'de 2009, 2010, 2011 Ocak ayları ve 2009, 2010 ve 2011 yılları için yıllık ortalama işsizlik oranları tahmin etmiştik. 2009, 2010, 2011 Ocak tahminlerimizi değiştirmiyoruz. Ancak 2010 ve 2011 yılları için hesapladığımız işsizlik oranlarını düzeltme ihtiyacı duyduk.

İşsizliğin 2009 yılı boyunca hızla yükseleceğini ve yıllık olarak yüzde 16,8'e ulaşacağı öngörümüzü koruyoruz. Bu oran 2009 Ocak ve 2010 Ocak işsizlik oranlarının orta noktasına denk geliyor. Fakat 2010 ve 2011 yıllarında işsizliğin artış temposuna devam etmeyeceğini öngörüyoruz. Bu sebeple daha önce 2010 ve 2011 için sırasıyla tahmin ettiğimiz işsizlik oranları olan yüzde 18,0 ve 18,3'ü, yüzde 16,6 ve yüzde 16,9 olarak düzeltiyoruz.

Düzeltme sonrası resmi işsizlik tahminleri ve betam'ın işsizlik tahminleri aşağıdaki tablo özetlemektedir.

Tablo 1: Yıllık bazda işsizlik oranı tahmini (%)

  2009 2010 2011
betam 16.8 16.6 16.9
DPT 13.5 13.9 13.9


Devamı için lütfen tıklayınız

20 Nisan 2009


betam ARAŞTIRMA NOTLARI #032

İŞSİZLİK ARTMAYA DEVAM EDECEK

Seyfettin Gürsel ve Mehmet Alper Dinçer

Mevcut büyüme öngörülerine ve TÜİK'in yayınladığı son verilere dayanarak 2009'da işsizliğin yıllık ortalamada yüzde 16,8'e ulaşacağını hesaplıyoruz. 2010 ve 2011'de ise işsizlikte iyileşme beklememek gerekiyor. Yaptığımız tahminler 2010 Ocak ayında işsizliğin yıllık bazda yüzde 18'e yükseleceğini gösteriyor. 2011 sonunda ise işsiz sayısının 4,6 milyona yükseleceğini öngörüyoruz. Bu düzeylere çıkacak işsizliğin ciddi siyasi sonuçları olması çok muhtemeldir.

Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) 2008 Yılı Katılım Öncesi Ekonomik Programı'nda 2009, 2010 ve 2011 yılları için yıllık ortalama işsizlik tahminlerini sırası ile yüzde 13,5, 13,9 ve 13,9 olarak veriyor. betam'ın 2009, 2010 ve 2011 yılları için yıllık ortalama işsizlik tahminleri sırasıyla yüzde 16,8, 18,0 ve 18,3 şeklindedir. DPT'nin tahminleri ile betam'ın tahminleri arasında ciddi farklar bulunuyor.

Devamı için lütfen tıklayınız

17 Nisan 2009


betam ARAŞTIRMA NOTLARI #031

İŞSİZLİK BÜYÜK ÖLÇÜDE ERKEKLERDE YAŞANAN İŞGÜCÜ ARTIŞI İLE İSTİHDAM KAYIPLARINDAN KAYNAKLANIYOR.

Seyfettin Gürsel, Gökçe Uysal-Kolaşin ve Mehmet Alper Dinçer

Global ekonomik krizin ve Türkiye'deki makroekonomik konjonktürün etkisi ile işsizlik hızla artıyor. Yükselen işsizlik rakamlarının ardında işgücü piyasasına yeni(den) giren kadınların etkisi dikkate değer. Buna karşılık istihdam rakamları bu kadınların bir kısmının iş bulabildiğini gösteriyor. Aralık 2007'den Aralık 2008'e erkeklerde işgücü 528 bin kişi artarken istihdam 160 bin kişi azalmıştır. Diğer taraftan işgücünde olan kadınların sayısı neredeyse 500 bin kişi artarken aynı zamanda istihdam edilen kadınların sayısı da 250 bin kişi artmıştır.

Bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla lise altı ve lise eğitim seviyelerine sahip erkeklerde istihdam düşerken, kadınlarda her eğitim seviyesinde istihdam artışı devam etmiştir. Erkeklerde lise altı ve lise eğitim seviyelerinde işsiz sayısında artışlar çarpıcıdır. Kadınların işgücü piyasasına katılımının artması tek başına işsizlik artışını açıklamaz. Eğitim seviyesi düşük erkeklerde istihdam kayıpları ve işsizlik artışı önemli boyuttadır.

Devamı için lütfen tıklayınız

1 Nisan 2009


betam POLİTİKA NOTU #002

ÇALIŞAN ANNELERİN ÇOCUKLARI DAHA BAŞARILI

Gökçe Uysal Kolaşin ve Mehmet Alper Dinçer

OECD, 2000'den beri üç senede bir OECD ülkeleri ve diğer katılımcı ülkelerde Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) uygulamaları yürütmektedir. 2006'da Türkiye katılımcı 57 ülke arasında fende 44., matematikte 37. ve okumada 43. olmuştur. OECD ülkeleri arasında ise Türkiye sondan ikincidir. Türkiye'de öğrenci başarısının yükseltilmesi için politika tasarımlarına ihtiyaç vardır. Bu politika notu, başarısızlık ve eşitsizliğin nedenlerini açıklamaya çalışmaktadır.

Ebeveynleri eğitimli olan ve çalışan bir öğrenci, ebeveynleri eğitimsiz ve çalışmayan olan bir öğrenciye göre daha başarılıdır. Hem annesi hem babası çalışan bir öğrenci ise sadece babası çalışan bir öğrenciye kıyasla daha başarılıdır. Daha genel bir deyişle sosyoekonomik durum, öğrenci başarısının en temel belirleyeni olarak ortaya çıkmaktadır.

Öğrenci başarısını etkileyen bir diğer faktör ise öğrencinin kayıtlı olduğu program tipidir (Anadolu lisesi, genel lise, meslek lisesi, vb). Öğrenciler, merkezi sınavlar vasıtasıyla çeşitli programlar arasında dağıtılmaktadır. Dolayısıyla kuvvetli bir akademik altyapısı olan öğrenci daha iyi programlara kayıt olabilmektedir. Ancak bu araştırmanın sonuçlarına göre, öğrencinin sosyoekonomik durumunun ve akademik birikiminin dikkate alındığı durumlarda bile öğrencinin kayıtlı olduğu program başarısını önemli ölçüde etkilemektedir.

Tablo 1: Türkiye'den örnek öğrenci profillerinin tahmini PISA 2006 fen puanları

  Babanın eğitimi Babanın istihdam durumu Annnenin istihdam durumu Evde Bilgisayar Okulun ortalama sosyoekon. durumu Okula kabul edilme kriteri Program tipi Kır/kent Tahmin edilen PISA 2006 puanı
Ali Liseden az Çalışıyor Ev hanımı Yok TR ort. çok kötü Yok Meslek Lisesi Kır 280
Ada Lise veya üstü Çalışıyor Ev hanımı Var TR ortalamasında Yok Genel lise Kent 437
Can Lise veya üstü Çalışıyor Çalışıyor Var TR ort. çok iyi Var

Anadolu lisesi

Kent 604
Ezgi Liseden az İşsiz Çalışıyor Yok TR ort. biraz iyi Yok Çok programlı lise Kır 429


Tablo 1'de, yapılan analizin sonuçları kullanılarak yaratılmış 4 örnek öğrenci profili karşılaştırılmaktadır. Türkiye'de ortalama fen notu 423 puan, OECD'de 500 puandır. Babası lise mezunu olmayan, annesi çalışmayan, hem ailesinin hem sınıf arkadaşlarının ailelerinin sosyoekonomik durumu dezavantajlı, kırsal alanda yaşayan ve meslek lisesine giden bir öğrencinin (Ali) notu 222 puan ile çok düşük seviyededir. Buna karşın babası üniversite mezunu, hem annesi hem babası çalışan, hem ailesinin hem de sınıf arkadaşlarının ailelerinin sosyoekonomik durumu Türkiye ortalamasının oldukça üzerinde, Anadolu lisesine giden bir öğrenci (Can) 546 puan ile OECD ortalamasının üzerinde bir not almaktadır.

Öğrenci başarısının sosyoekonomik koşullara bu ölçüde bağımlı olması sosyal hareketliliği engellemektedir. Hem öğrenci başarısının yükseltilmesi hem de eşitsizliğin giderilmesi için sosyoekonomik durumu dezavantajlı öğrencileri hedef alan politikaların tasarlanması büyük önem taşımaktadır.

Diğer faktörler göz önünde bulundurulduğunda okul kaynaklarının etkisi yok denecek kadar az kalmaktadır. Ancak okul kaynakları tek başına anlamlı bir faktör olmayabilir. Okul kaynaklarının verimli kullanılması, öğretmenlere ve öğretmenlerin öğrenci ve kaynağı doğru şekilde bir araya getirmesine önemli ölçüde bağlıdır. Öğretmen kalitesini ve öğretmen eğitimini hedef alan politika tasarımları okul kaynaklarından daha verimli şekilde yararlanılmasını sağlayabilir.

Devamı için lütfen tıklayınız

20 Mart 2009


betam ARAŞTIRMA NOTLARI #030

AB İLE MÜZAKEREYE AÇILMIŞ FASILLARDA DURUM NE?

Cengiz Aktar ve Barış Gençer Baykan

betam, Şubat ayında Türkiye ve Hırvatistan'ın karşılaştırılmalı AB müzakereleri gidişat tablosunu kamuoyuyla paylaşmıştı. Şimdi de Türkiye'nin müzakereye açtığı fasıllardaki durumunu ayrıntılı olarak ele alıyor. Türkiye, 30 Ocak 2009 itibariyle 10 faslı müzakereye açabilmiş ve sadece 1 tanesini kapatabilmiştir. Bilim ve Araştırma faslı geçici olarak kapanırken halen açık olan fasıllar şunlardır: Şirketler Hukuku, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstatistik, Trans-Avrupa Ağları, İşletme ve Sanayi Politikası, Tüketici ve Sağlığın Korunması, Mali Kontrol, Bilgi Toplumu ve Medya ve Sermayenin Serbest Dolaşımı.

Avrupa Birliği Genel Sekreterliği verileriyle oluşturulan aşağıdaki tabloda, açık fasıllarda Avrupa Birliği Konseyi'nin kapanış kriterleri ve Türkiye'nin yürüttüğü çalışmalar karşılaştırma amacıyla birlikte verilmiştir.

Devamı için lütfen tıklayınız

18 Mart 2009


betam ARAŞTIRMA NOTLARI #029

DURGUNLUK DERİNLEŞİYOR, İŞSİZLİK ARTIYOR

Seyfettin Gürsel ve Mehmet Alper Dinçer

Kasım-Aralık 2008, Ocak 2009 dönemini kapsayan son işgücü piyasası göstergeleri, tarım dışı istihdamın bir sene öncesine göre 91 bin kişi arttığını ortaya koyuyor. Oysa mevsimsel düzeltme sonrası tarım dışı istihdamın 2008 Temmuz'dan beri 120 bin kişiyi aşkın gerilediğini tahmin ediyoruz. Buna karşılık tarım dışı işgücü ise hızlanarak artırmaya devam ediyor. Bu koşullar altında 650 bini 2008'in ikinci yarısında olmak üzere, 2008'in tamamında tarım dışı işsiz sayısının 780 binden fazla arttığını tahmin ediyoruz. Mevsimsel düzeltme sonrası, tarım dışında işsizlik oranı, dip noktası olan yüzde 12,3'den yüzde 15,9'a tırmanmış bulunuyor.

Devamı için lütfen tıklayınız

16 Mart 2009


betam ARAŞTIRMA NOTLARI #028

TÜRKİYE TOPLU SÖZLEŞMEDE AB'NİN ÇOK GERİSİNDE

Gökçe Uysal Kolaşin ve Burak Darbaz

Türkiye’deki sendikaların toplu iş sözleşmesi imzalama yetkilerinin kısıtlı olmasından dolayı Avrupa Birliği üyelerine kıyasla, Türkiye’de toplu iş sözleşmesi kapsamında çalışanların toplam ücretlilere oranı çok düşük seviyelerde kalmaktadır. ILO tahminlerine göre Türkiye’de toplu iş sözleşmesi kapsamında çalışan ücretli oranı 2001’de %10,8 civarındadır. TÜİK 2006 Kazanç Yapısı Anketiyle betam olarak hesapladığımız oran ise %13,3’ tür.

Enerji, madencilik ve taşocakçılığı ile ulaştırma sektörlerinde çalışanların toplu iş sözleşmesi kapsamında çalışma ihtimallerinin diğer sektörlerden daha yüksek olduğunu görüyoruz. Ancak bu sektörlerde çalışanların toplam ücretliler içindeki payı oldukça düşük. Buna karşın, imalat sektöründe toplam ücretlilerin neredeyse yarısı çalışmakta ve bu sektörde çalışanların yüzde 18’i toplu iş sözleşmeleri kapsamında.

Firma bazında yapılan incelemelerde firmanın büyüklüğü arttıkça toplu iş sözleşmesi imzalama oranının arttığını görüyoruz.

Çalışan bazında yapılan incelemelerde toplu iş sözleşmesi kapsamında çalışanların aldıkları düzenli ve düzensiz ücretlerinin toplu iş sözleşmesiz çalışan ücretlilere kıyasla oldukça yüksek olduğu göze çarpıyor.

Devamı için lütfen tıklayınız

10 Mart 2009


MÜZAKERE GİDİŞAT TABLOSU

betam ARAŞTIRMA NOTLARI #027

AB MÜZAKERELERİ GİDİŞAT TABLOSU - 30 OCAK 2009

betam, geçen yılın Mayıs ayında hazırlayıp kamuoyuna sunduğu müzakere gidişat tablosunu güncelledi. Hükümetin, aldığı son kararlarla, Avrupa Birliği (AB) işlerine yeniden önem vereceği anlaşılıyor. AB işlerinden sorumlu yeni bir devlet bakanlığı kurulması ve Başbakan’a yakın bir ismin, Egemen Bağış’ın Başmüzakereci görevini yürütmek üzere bu devlet bakanlığına atanması. Devamı için tıklayınız.


betam ARAŞTIRMA NOTLARI #026

TARIM DIŞINDA 400 BİN YENİ İŞSİZ

Seyfettin Gürsel ve Mehmet Alper Dinçer

Ekim-Kasım-Aralık 2008 dönemini kapsayan son işgücü piyasası göstergeleri, tarım dışı istihdamın bir sene öncesine göre 165 bin kişi arttığını ortaya koyuyor. Oysa mevsimsel düzeltme sonrası tarım dışı istihdamın 2008’in ikinci çeyreğinden beri 300 bin kişiyi aşkın gerilediğini tahmin ediyoruz. Buna karşılık tarım dışı işgücü ise hızlanarak artırmaya devam ediyor. Bu koşullar altında 400 bini 2008’in son çeyreğinde olmak üzere, 2008’in tamamında tarım dışı işsizlerin 600 binden fazla arttığını öngörüyoruz. İşsizlik oranı da yüzde 15,4’e tırmanmış bulunuyor.


Devamı için lütfen tıklayınız

16 Şubat 2009


betam ARAŞTIRMA NOTLARI #025

2008'DE MEDYADA ÇEVRE

Barış Gençer Baykan

Son yıllarda yazılı ve görsel basının çevre konularına artan bir ilgiyle yaklaştığını gözlemliyoruz. Medya, iklim değişikliğinin etkilerine ve çevre sorunlarını görünür kılan sivil toplum faaliyetlerine kayıtsız kalamıyor. Bu çerçevede Hürriyet, Zaman ve Sabah gazetelerinin internet sitelerinde yayınlanan çevre haberleri üzerinden 2008 yılında ağırlıklı olarak haber yapılan çevre konularını, haberlerin yıl içinde dağılımını ve son 10 yılda Küresel Isınma ve Yenilenebilir Enerji konularının ne kadar yer bulduklarını araştırdık. Farkındalık, Kirlilik, Orman en çok değinilen konular olurken son üç sırayı Diğer, Deniz , Maden haberleri alıyor. 2008 yılı içinde özellikle yaz aylarında her üç gazetede de Orman, Su ve Farkındalık konulu haberler artış gösteriyor. 1998-2008 yılları arasında en çok Küresel Isınma haberi 2007 yılında yapılmış ve bu on yıllık dilimde Yenilenebilir Enerji haberleri 2008 yılında en üst seviyeye ulaşmış.


Devamı için lütfen tıklayınız

12 Şubat 2009


betam ARAŞTIRMA NOTLARI #024

TÜRKİYE'DE TARIMIN YAPISI DEĞİŞİYOR.

Seyfettin Gürsel ve Ulaş Karakoç

Türkiye’de tarımsal yapı 1991 ile 2001 arasında fazla değişiklik göstermemesine rağmen 2001 sonrası hızlı bir değişim sürecine girdi. 20 dekara kadar toprak işleyen işletmelerin sayıları toplamda, %33,4’den %24.8’e azalırken, 20 dekardan fazla toprak işleyen işletme sayıları arttı. Bu durum, en küçük ölçekli çiftçilerin üretimden kısmen çekildiğini, orta ve büyük ölçekli çiftçiliğin ise yaygınlaştığını gösteriyor. İşletme ölçeğinin büyümesinin yollarından biri kiracılığın yaygınlaşması olarak görülüyor. Öte yandan bu arazi parçalanmasının artması pahasına gerçekleşiyor.

Ürün deseninde de kısmi bir değişme gözlemleniyor. En küçük ve en büyük işletmelerin arasında meyve yetiştiriciliği yaygınlaşıyor ve tarla ürünlerinin yerini alıyor. Aynı zamanda, özellikle ekili tarla alanlarında sulamanın neredeyse iki katına çıkması tarımda verimliliğin arttığını ve bütün yapısal sorunlara rağmen tarımda teknolojik gelişmenin sürdüğünü gösteriyor.


Devamı için lütfen tıklayınız

6 Şubat 2009


betam ARAŞTIRMA NOTLARI #023

DURGUNLUK KOŞULLARINDA IMF ANLAŞMALARI

Seyfettin Gürsel ve Mehmet Alper Dinçer

Ukrayna, Macaristan, Letonya ve Pakistan’ın IMF ile kısa süre önce imzalamış oldukları stand-by anlaşmaların ortak özellikleri kısaca şunlardır: (i)Makro dengesizliklerin orta vadeli bir perspektifle düzeltilmesini beklenmektedir. (ii) Küresel krizin daraltıcı etkileri nedeniyle 2009’da maliye politikasında her ülkenin mali manevra alanına göre az a da çok bir gevşemeye izin verilmektedir. (iii) Ancak maliye politikası orta vadede 2009 gevşemesinin boyutlarına göre az ya da çok sıkılaştırılmaktadır. (iv) Letonya ve Macaristan’da memur maaşlarında reel düşüşleri de içeren dramatik önlemler söz konusudur.


Devamı için lütfen tıklayınız

4 Şubat 2009


betam ARAŞTIRMA NOTLARI #022

ŞİRKETİNİZİN İTİBARI ÇALIŞANLARINIZI NASIL ETKİLER?

Ela Ünler Öz ve Füsun Bulutlar

Çalışan değerlerinin kurum değerleriyle örtüşmesini sağlamak yani örgütsel özdeşleşmelerini arttırmak için kurumlar ne yapmalı? Yapılan araştırmada kurumsal itibarın ve etik iklim özelliklerinin çalışanların örgütsel özdeşleşmelerini arttırdığı bulunmuştur. Buna göre, itibarı yüksek, herkesin yararını ve iyliğini düşünen bir kurum geliştirildiğinde çalışanların çalıştıkları kurumu kendi iş yerleri gibi görmeleri sağlanmış olacaktır.


Devamı için lütfen tıklayınız

26 Ocak 2009


betam ARAŞTIRMA NOTLARI #021

İŞSİZ SAYISI 2.5 MİLYONU GEÇTİ

Seyfettin Gürsel ve Mehmet Alper Dİnçer

"Eylül-Ekim-Kasım 2008 dönemini kapsayan son işgücü piyasası göstergeleri, ekonomik durgunluğun istihdamı önemli ölçüde etkilemeye başladığına işaret ediyor. Mevsimsel düzeltme tarım dışı istihdamın gerilemekte olduğunu, tarım dışı ücretlilerin ise yerinde saydığını gösteriyor. Bu koşullarda, işgücü piyasasına girişler hızlanarak devam ederken, işsizlik oranı ve işsizlerin sayısı son aylarda tırmanışa geçmiş bulunuyor. Son bir yılda tarım dışı işsiz sayısı artışı 433 bin olurken mevsimsel düzeltme yapıldıktan sonra işsiz sayısının Şubat-Ekim 2008 döneminde, sekiz ayda, 400 bin kişiye yakın arttığını hesaplıyoruz."


Devamı için lütfen tıklayınız

15 Ocak 2009


betam ARAŞTIRMA NOTLARI #020

TÜRKİYE'DEKİ BÖLGELER ARASINDA REFAH SEVİYELERİ KARŞILAŞTIRMASI

Seyfettin Gürsel ve Burak Darbaz

TÜİK, Aralık ayında 2005-2006-2007 yıllarında yapmış olduğu Hanehalkı Bütçe Anketini’nin sonuçlarını birleştirerek elde ettiği hanehalkı tüketim harcamalarının bölgesel sonuçlarını yayınladı. Bölgelerin ülke çapındaki ana harcama gruplarına göre sınıflandırılmış harcama paylarını kullanarak bölgeleri refah seviyeleri bakımından karşılaştırdık. Bunun için bölgesel verileri önce nüfuslarına göre, sonra da bölgesel fiyat endekslerine göre düzelttik.

Bu düzeltmeden sonra elde ettiğimiz tabloda üç önemli görüntü ortaya çıkıyor. Bunlardan ilki, İstanbul'un hala birinci sırada olmasına rağmen, ikinci, üçüncü ve hatta dördüncü sıradaki bölgelerle arasında ciddi bir farkın bulunmayışı. İkincisi Kuzeydoğu Anadolu, Ortadoğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu ile Türkiye'nin geri kalanı arasındaki farkın oldukça büyük olduğu, özellikle Güneydoğu Anadolu bölgesinin diğer bölgelere kıyasla çok geride olduğu görüntüsü. Üçüncüsü de, bu üç bölgenin dışında kalan bölgeler arasında refah düzeyi bakımandan büyük farkların olmayışıdır.


Devamı için lütfen tıklayınız

03 Ocak 2009


PROF. ROBERT A. MUNDELL’İN RÖPORTAJI

Nobel ödüllü iktisatçı Prof. Dr. Robert A. Mundell, 28 Kasım 2008 tarihinde Bahçeşehir Üniversitesi'nde gerçekleştirilen "Küresel Mali Kriz ve Türkiye’ye Etkileri" konulu konferansa katılmıştır.

Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (betam) direktörü Prof. Dr. Seyfettin Gürsel ve Yrd. Doç Dr. Gökçe Uysal Kolaşin, Prof. Dr. Robert A. Mundell ile küresel kriz ve Türkiye'ye etkileri konusunda bir söyleşi yapmışlardır.

Söyleşiye ait Türkçe dublajlı video görüntüsü hazırlanmaktadır. İngilizce video görüntüleri için lütfen ilgili linke tıklayınız.

İngilizce

Türkçe (Roportaj metni)


betam ARAŞTIRMA NOTLARI #019

GENÇ VE YEŞİL POLİTİKA

Barış Gençer Baykan ve Demet Lüküslü

Küresel iklim değişikliğinin yarattığı ortamda yetişen gençler, çevre eğitiminden ekolojik yaşama, çevre protestolarından doğa korumaya birçok alanda bilinçlenmeye ve kendi sözlerini söylemeye başladılar. Bu araştırma notu çerçevesinde gençlerin hayatında önemli bir rol oynayan eğitim müfredatında çevrenin yerini, şirketlerin desteklediği ve gençleri hedefleyen çevre konulu toplumsal sorumluluk projelerini, çevreci toplumsal hareketler ve sivil toplum kuruluşlarında gençlerin faaliyetlerini inceleyeceğiz. Siyasi partilerin çevre politikalarına yeteri kadar önem vermemesi bu konuda etkin olmak isteyen gençleri sivil toplum kuruluşlarına ve çevreci sivil toplum hareketlerine yönlendiriyor. TEMA’nın örgün eğitim içinde üniversite öğrencileri ile başlayan çevre çalışmaları liselere hatta son yıllarda ilköğretim okullarına kadar iniyor.


Devamı için lütfen tıklayınız

16 Aralık 2008


betam ARAŞTIRMA NOTLARI #018

EKONOMİ SON ALTI AYDIR DURGUNLUKTA

Seyfettin Gürsel ve Mehmet Alper Dinçer

Mevsimsel düzeltilmiş verilere göre tarım dışı GSYH Mart-Eylül arasındaki altı aylık dönemde yüzde 1,1'lik gerileme gösterdi. 2008’in ilk çeyreğinde ancak yüzde 0,2 yükselen tarım dışı GSYH, ikinci ve üçüncü çeyreklerde sırası ile yüzde 0,5 ve 0,6 küçülmüş bulunuyor.


Tarım dışı istihdam, Ağustos’ta olduğu gibi Eylül’de de gerilerken, ekonomik aktiviteyi daha yakından izlediğini tahmin ettiğimiz mevsimsel düzeltilmiş ücretli çalışan sayısı ise son üç aydır herhangi bir artış göstermedi. İşgücü piyasasına girişler devam ettiği, ancak ücretli çalışanların sayısında bir değişiklik olmadığı için işsizlik oranı kaçınılmaz olarak artıyor. Büyümedeki ve işgücü piyasasındaki olumsuz görüntünün 2008’in son çeyreğinde şiddetleneceğini öngörüyoruz.


Devamı için lütfen tıklayınız

15 Aralık 2008


betam ARAŞTIRMA NOTLARI #017

KADIN İSTİHDAMINI ARTIRMAK İÇİN GİRİŞİMCİLİK DESTEKLENMELİ

Gökçe Uysal Kolaşin ve Ulaş Karakoç

 

TÜİK Hanehalkı İşgücü Anketi 2006 yılı verilerine göre Türkiye’de çalışan kadınların yüzde 9’u girişimcilerden oluşuyor. Girişimci kadınların ortalama eğitim düzeyi oldukça düşük: Yarısından fazlası ilkokul ve alt düzeyinde eğitim almış. Evlilik, girişimci kadınlar arasında ücretli çalışan kadınlara göre daha yaygın. Bir başka deyişle evlilik, ücretli çalışan kadınlara kıyasla girişimci kadınların çalışmalarına daha az engel oluyor. Girişimci kadınların üçte biri evde, büyük çoğunluğu sigortalı değil ve kendi hesabına çalışıyor. Ancak düzenli işyerlerinde çalışan erkek ve kadın girişimciler arasında sosyal güvenlik açısından büyük bir fark görülmüyor. Evde ve kendi hesabına çalışma, görece düşük çalışma saatleri, girişimci kadınların daha esnek çalışma koşullarına sahip olduklarını gösteriyor.


Girişimci kadınların işgücüne katılımlarının önündeki kültürel engelleri daha rahat aştıkları, iş ve ev hayatını daha rahat birlikte yürütebildikleri söylenebilir. Kadınların işgücüne katılımını artırmaya yönelik politikalar, ücretli çalışanlar ve girişimciler arasındaki yapısal farklılıkları gözetmek durumunda. Ekonomik politikalarla kültürel engelleri kaldırmak zor olduğundan girişimciliğin teşvik edilmesi ve desteklenmesi kadınların işgücüne katılım oranlarını yükseltmekte daha etkili olacaktır.


Devamı için lütfen tıklayınız

21 Kasım 2008


betam ARAŞTIRMA NOTLARI #016
 
İSTİHDAMDA GERİLEME EKONOMİNİN DURGUNLUĞA GİRDİĞİNİ GÖSTERİYOR

Seyfettin Gürsel ve Mehmet Alper Dinçer

 

Mevsimsel düzeltilmiş veriler, tarım dışı istihdam artışının üçüncü çeyrekte yerini gerilemeye bıraktığını ortaya koyuyor. GSYH ile daha yakından ilişkili olduğunu düşündüğümüz ücretlilerde ise artış temposu durma noktasına gelmiş bulunuyor. Bu gelişmeler tarım dışı büyümede önemli ölçüde yavaşlamaya işaret ediyor. 2008’in ikinci çeyreğindeki şiddetle yavaşlayan ve yüzde 2,3’e düşen tarım dışı büyümenin gerileme trendine devam edeceğini ve ekonominin dördüncü çeyrekten itibaren küçülmeye başlayarak durgunluğa girmesini bekliyoruz.


Devamı için lütfen tıklayınız

18 Kasım 2008


betam ARAŞTIRMA NOTLARI #015
 
TÜRKİYE'DE KADIN VE SİVİL TOPLUM: ÖRGÜTLENME VE SON EĞİLİMLER

Hande Paker, Selin Özoğuz ve Barış Gençer Baykan

 

Dünya Ekonomik Forumu tarafından açıklanan "Küresel Cinsiyet Uçurumu 2007" raporuna göre Türkiye, kadın erkek eşitliği açısından, 128 ülke arasında 121'inci sırada yer alıyor. Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitsizliği tüm şiddetiyle sürerken, kadın hakları örgütleri bununla nasıl mücadele ediyor? Bu araştırma notundaki faaliyet alanları ve mücadele araçları eksenli inceleme 2000’lerde kadın hakları mücadelesinin konu odaklı gerçekleştiğini gösteriyor. Kadın hakları örgütleri, farkındalık yaratma, eğitim ve kadına karşı şiddet konularında aktif olarak çalışıyorlar. Kadınların ekonomik ve siyasal yaşama katılımları son yıllarda öne çıkan konular arasında. Kadınların toplumsal cinsiyet eşitsizliğiyle mücadelede en sık kullandıkları araçlar lobi faaliyeti, bilinçlendirme, eğitim, medya kullanımı, kampanya ve proje geliştirmektir. AB’ye katılım süreci, cinsiyet eşitliği politikalarının oluşturulmasında hızlandırıcı bir rol oynuyor.


Devamı için lütfen tıklayınız

6 Kasım 2008


betam ARAŞTIRMA NOTLARI #014
 
BİLGİ ve İLETİŞİM HİZMETLERİ TÜRKİYE'DE PAHALI ve YETERSİZ

Emin Köksal

 

Bilgi ve iletişim hizmetlerinde Türkiye’yi diğer OECD ülkeleri ile karşılaştırdığımızda, Türkiye’deki hizmetlerin erişim ve kalite açısından yetersiz, ödenen bedel açısından da pahalı olduğunu görüyoruz. Serbestleşme ve rekabet koşullarının henüz yeterince sağlanamaması ise bu durumun temel nedeni olarak karşımıza çıkıyor. Söz konusu hizmetler üzerindeki yüksek vergi yükünün bu hizmetlerin kullanımının yaygınlaşmasını ve sektörün gelişmesini engellediği gözleniyor.


Devamı için lütfen tıklayınız

16 Ekim 2008


ULUSAL PROGRAM TASLAĞI 2008

Dr. Cengiz Aktar

Avrupa Birliği Müktesebatı'nın Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programı ve kısa adıyla Ulusal Program (UP) aday ülke Türkiye'nin AB tarafının üyelik sürecindeki taleplerine cevap vermek üzere hazırladığı bir nevî yol haritasıdır. Avrupa Birliği Genel Sekreterliği (ABGS) koordinasyonuyla tüm icracı kurum ve kuruluşlarla birlikte hazırlanan UP AB'nin Katılım Ortaklığı Belgesi (KOB)'un mukabil belgesi niteliği taşır. Türkiye 2001 ve 2003 olmak üzere iki UP hazırlamış ancak bunların icraat oranı %40'larda kalmıştı. Bu sefer bürokrasi epeyi iddialı bir UP ile toplumun karşısına çıkıyor. Taslak sivil toplum örgütleriyle paylaşıldı. Ancak AB süreci her bireyin işi olduğundan ötürü taslağın en geniş şekilde bilinmesi ve tartışılması ileride uygulama safhasında çıkabilecek sorunların şimdiden bilinmesini sağlayacaktır. Bu amaçla betam Ulusal Program'ı kamuoyuna açıyor.


UP'da tüm müzakere fasıllarıyla ilgili önümüzdeki yıllarda yapılması planlanan AB uyumu ve reformların takvimi ve içeriği yer alıyor. Ayrıca ülke gündemini meşgul eden siyasî konularda yapılacak reformlar da ele alınıyor. Ulusal Programa ulaşmak için lütfen tıklayınız.


betam ARAŞTIRMA NOTLARI #013
 
DEĞİŞEN İKLİMLER, ENERJİ VE TÜRKİYE

Barış Gençer Baykan

 

Yeni araştırmalar ve bilimsel bulgular ışığında Türkiye’nin küresel iklim değişikliğine katkısını ölçmeye ve bu doğrultuda politikalar geliştirmeye olan ihtiyaç artıyor. TÜİK’in yayınladığı “Seragazı Emisyon Envanteri”ne göre Türkiye’nin toplam seragazı emisyonu 2006 yılında yaklaşık 332 milyon tona ulaştığı belirtiliyor. Kişi başına düşen 3.9 tonluk CO2 emisyonu ile Türkiye, dünya ortalamasını neredeyse yakalıyor. 2006 yılı seragazı emisyonlarında CO2 eşdeğeri olarak en büyük payı % 78 ile enerji kaynaklı emisyonlar alıyor. En büyük emisyon kaynağını oluşturan fosil yakıtlardan petrol, kömür ve doğalgaz, birincil enerji tüketiminin % 93’ünü oluşturuyor.


Devamı için lütfen tıklayınız

20 Ağustos 2008


betam ARAŞTIRMA NOTLARI #012
 
İSTİDHAM VERİLERİNDEN YAVAŞLAYAN BÜYÜME SİNYALİ

Seyfettin Gürsel ve Mehmet Alper Dinçer

 

Mevsimsel düzeltilmiş tarım dışı işgücü piyasasında 2007’nin ikinci yarısından beri kendini gösteren yavaşlama eğilimi sürüyor. Tarım dışı istihdam artışı 2008’in ikinci çeyreğinde sınırlı gerçekleşti. Mevsimsel düzeltilmiş tarım dışı istihdam artışını ikinci çeyrekte yüzde 0,3 olarak tahmin ediyoruz. Ancak tarım dışı istihdamın önemli bir bölümünü oluşturan ücretlilerde yavaşlamanın bu tempoda gerçekleşmediği görülüyor. Mevsimsel düzeltilmiş veriler tarım dış ücretlilerin 2008’in ilk çeyreğinde yüzde 2,1, ikinci çeyreğinde ise yüzde 1,4 artmış olduğuna işaret ediyor. Büyüme için daha iyi bir gösterge olan ücretliler, tarım dışı GSYH’nin (gayri safi yurt içi hasıla) yavaşlayacağına ancak dramatik biçimde gerilemeyeceğine işaret ediyor.


Devamı için lütfen tıklayınız

15 Ağustos 2008



betam
ARAŞTIRMA NOTLARI #011
 
KAYIT DIŞI İSTİHDAMIN EKONOMİK VE TOPLUMSAL ÖZELLİKLERİ

Seyfettin Gürsel ve Selin Pelek

 

Son dönemde aktif sigortalı sayısında artış gözlenmekle beraber kayıt dışılık Türkiye ekonomisinin başlıca yapısal sorunlarından birisi olmaya devam ediyor. Kayıt dışılık, haksız rekabet, verim düşüklüğü, vergi kaçırılması ve sosyal politikaların zayıf kalması gibi sorunların en önemli nedenleri arasında. Tarım dışında çalışan ücretlilerde sosyal güvenlik sistemine dahil olmayan kayıt dışı çalışanların sayısı 2001 krizi sonrasında büyük ölçüde arttı. Ama son bir yıldır düşme eğiliminde. Buna karşılık, kendi hesabına çalışanlarda kayıt dışılık sürekli artıyor. Gençler ve orta yaş üstü çalışanlarda kayıt dışılık son derece yaygın. Ücretlilerde firma ölçeği büyüdükçe, kendi hesabına çalışanlarda ise eğitim düzeyi arttıkça kayıt dışılık azalıyor. 


Devamı için lütfen tıklayınız

1 Ağustos 2008


betam ARAŞTIRMA NOTLARI #010

İLK ÇEYREK BÜYÜME VERİSİ SÜRPRİZ Mİ?

Seyfettin Gürsel ve Mehmet Alper Dinçer

betam, geçen iki ayda büyüme ve istihdam arasındaki ilişkiye odaklanarak tarım dışı istihdamın büyüme için önemli bir öncü gösterge olup olmadığını araştırdı. Mevsimsel düzeltilmiş tarım dışı istihdamın 2007 dördüncü çeyrekten itibaren düzenli biçimde yükselişte olmasının 2008 ilk çeyrek büyüme verisi için olumlu sinyal olduğunu ve büyümenin 2007 son çeyrek performansının üzerine çıkacağını tahmin etti. Bununla birlikte yıllık büyüme oranı yüzde 6,6 ile betam’ın tahmininin de üzerinde gerçekleşti ve tarım dışı istihdamın öncü gösterge niteliği teyit edilmiş oldu. betam, işgücü verileri yayınlandıkça istihdam ve büyüme arasındaki ilişkiyi izlemeye devam edecek.

Devamı için lütfen tıklayınız

1 Temmuz 2008


KAMU HARCAMALARININ BİLEŞİMİNİN BÜYÜME VE REFAH ETKİLERİ ARAŞTIRMA PROJESİ TAMAMLANDI.

Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (betam) ve Açık Toplum Enstitüsü’nün desteklediği “Türkiye’de Kamu Harcamaları Bileşiminin Büyüme ve Rehaf Etkileri”başlıklı araştırma projesi sonuçlanmıştır.

Seyfettin Gürsel’in koordinasyonunda yürütülen projede Asaf Savaş Akat, Ahmet İnsel, Ayça Akarçay Gürbüz, Bilge Öztürk, Fatih Karanfil, Ozan Bakış, Renginar Dayangaç, Ruhi Tuncer, Sezgin Polat, Thomas Jobert yer almışlardır.

Proje genelde toplumun, özelde ise siyasette aktif kesimlerin kamu gelir ve harcamaları hakkında ayrıntılı bilgilere kolayca ulaşabilmesi, maliye politikalarının kısa-orta-uzun dönemde ekonomik büyüme, refah üzerindeki etkilerini anlayabilmesinin, demokrasinin güçlenmesinde anahtar rol oynayacağı düşüncesinden hareket ediyor.

“Türkiye’de Kamu Harcamaları Bileşiminin Büyüme ve Refah Etkileri” başlıklı projenin TAMAMI için lütfen tıklayınız.

Projeya ait SUNUMLAR için aşağıdaki linkleri tıklayınız.

  • Sunum Birinci Bölüm: Türkiye’de ve AB’de kamu harcamaları: karşılaştırmalı bir inceleme

  • Sunum İkinci Bölüm: Sağlık ve eğitim harcamalarının illere göre karşılaştırmalı incelemesi

  • Sunum Üçücü Bölüm: Kamu harcamalarının bileşiminin büyüme ve refah etkisi.


    Projeye ait BASIN ÖZETİ için lütfen tıklayınız.
    betam ARAŞTIRMA NOTLARI #009

    TARIM DIŞI İSTİHDAM YÜKSELİŞTE

    Seyfettin Gürsel ve Mehmet Alper Dinçer

    Mevsimsel düzeltilmiş verileri kullanarak, tarım dışı istihdamın 2007’nin son çeyreğinde 150 bin kişiyi aşkın gerilediğini, ancak 2008 ile beraber 247 bin kişi yükseldiğini tahmin ediyoruz. Böylece tarım dışı istihdama paralel olarak 2007’nin son çeyreğinde yüzde 3,4’e gerileyen büyümenin, 2008 ilk çeyrekte, yüzde 4’ün üzerinde gerçekleşmesini bekliyoruz.

    Devamı için lütfen tıklayınız

    16 Haziran 2008


    betam POLİTİKA NOTU #001

    İSTİHDAM PAKETİNİN EKONOMİK ETKİLERİ

    Taylan Akgül, Mehmet Alper Dinçer ve Gökçe Kolaşin

    2003’ten beri çeşitli platformlarda ve dönemlerde kamuoyunda tartışılan işgücü piyasasına yönelik düzenlemeler, İş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (Kanun No: 5763) adıyla 26 Mayıs 2008'de Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu politika notunda, kamuoyunda İstihdam Paketi olarak bilinen bu kanunun ekonomik etkileri incelenmiştir. İnceleme içerisinde şu ana başlıklar ele alınmıştır: İstihdam üzerindeki vergi yükü, Genç ve kadın işsizlerin istihdamı, Aktif işgücü politikaları, Kayıtdışılıkla mücadele, İşyeri ölçekleri, İş mi insan mı, Yarı zamanlı istihdam ve Politika önerileri.

    Devamı için lütfen tıklayınız.


    betam ARAŞTIRMA NOTLARI #008

    TÜRKİYE'DE ÇEVRE VE SİVİL TOPLUM: ÖRGÜTLENME VE SON EĞİLİMLER

    Barış Gençer Baykan ve Hande Paker


    "Yerelden küresele değişik düzeylerde birçok aktör çevresel sorunların artış eğilimini tersine çevirmek için çalışıyor. Bu aktörler arasında sivil toplum kuruluşları ve toplumsal hareketler çevre sorunları hakkında farkındalık yaratma ve çevre politikaları geliştirmede son yıllarda önemli roller oynuyorlar. Türkiye’de 1995-2007 yılları arasında kurulan çevre STK’larının sayısının 1924-1995 arası kurulanlardan 3 kat fazla olduğunu görüyoruz. Günümüzde faaliyet gösteren çevre STK’larının %76’sı son 12 yılda faaliyete geçmiş. Çevre STK’larının tüm STK’lara oranı ise % 0.7 (binde yedi) civarında. Doğa koruma, biyoçeşitlilik, orman, erozyon, deniz ve kıyılar örgütlenmenin yaygın olduğu konular arasında yer alıyor. Medya kullanma, bilinçlendirme ve eğitim ve kampanyalar, çevreci sivil toplumun çalışmaları sırasında kullandıkları yöntemlerinden başlıcaları."

    Devamı için lütfen tıklayınız.

    28 Mayıs 2008


    ORGANİK TARIM TÜRKİYE 1. KONGRESİ

    Türkiye'de 19-20 Ekim 2007 tarihlerinde Bahçeşehir Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen ve Avrupa Komisyonunca desteklenen ORGANİK TARIM TÜRKİYE 1. KONGRESİ hakkında daha fazla bilgi edinmek ve kongre raporuna ulaşmak için lütfen tıklayınız.


    MÜZAKERE GİDİŞAT TABLOSU

    TÜRKİYE'NİN 17 HAZİRAN’DAKİ HÜKÜMETLER ARASI KONFERANSTA ŞİRKETLER HUKUKU VE FİKRİ MÜLKİYET HUKUKU FASILLARINI AB İLE MÜZAKEREYE AÇACAĞI KESİNLEŞTİ.

    betam’ın, Türkiye’nin AB ile fiilen 3 Ekim 2005’ten bu yana süregelen tam üyelik müzakerelerinin gidişatıyla ilgili yayınladığı tablo 14 Mayıs 2008 itibariyle güncellenmiştir. Bu tabloya ve Türkiye ile aynı zamanda müzakerelere başlayan diğer aday ülke Hırvatistan’ın müzakere gidişat tablosunun güncellenmiş haline ulaşmak için lütfen tıklayınız.


    betam ARAŞTIRMA NOTLARI #007

    TÜRKİYE GENÇ NESLİNİ KAYBEDİYOR

    Alper Dinçer ve Gökçe Kolaşin


    "Türkiye’de 15-19 yaş grubundaki 6,3 milyon gencin eğitim ve işgücü durumu iç karartıcı. 1,6 milyon erkek ve 1,9 milyon kız eğitime devam etmiyor. Eğitime devam etmeyen genç erkeklerin yüzde 61’i, kızların yüzde 72’si en fazla ilköğretimi bitirebilmiş. Bu gençlerin bir kısmı işgücüne katılıyor. İşgücüne katılan gençler olumsuz koşullarla karşı karşıya. Çoğu herhangi bir sosyal güvenlik sisteminde kayıtlı olmadan haftada 40 saat veya daha fazla çalışıyor. Her 100 gencin 17’si işsiz."

    Devamı için lütfen tıklayınız.

    16 Mayıs 2008


    betam ARAŞTIRMA NOTLARI #006

    İSTİHDAM CEPHESİNDEN BÜYÜME İÇİN POZİTİF SİNYAL

    Seyfettin Gürsel ve Mehmet Alper Dinçer


    Tarım dışı istihdam 2008’in ilk çeyreğinde yükselişe geçti. 2007’nin son çeyreğinde yaklaşık 164 bin kişi gerilediğini tahmin ettiğimiz tarım dışı istihdam, 2008’in ilk çeyreğinde bu gerilemeyi telafi etti. Böylece tarım dışı istihdama paralel olarak 2007’nin son çeyreğinde olumsuz bir görünüm çizen GSYH’nin 2008 ilk çeyrekte, 2007 son çeyrek performansının üzerine çıkmasını bekliyoruz."

    Devamı için lütfen tıklayınız.

    15 Mayıs 2008


    betam ARAŞTIRMA NOTLARI #005

    TÜRKİYE'DE ÇEVRE: SORUNLAR, AKTÖRLER VE YENİ ALANLAR

    Barış Gençer Baykan


    Dünya Ekonomik Forumu, Yale ve Columbia üniversiteleri tarafından hazırlanan ve 149 ülkeyi kapsayan 2008 Çevresel Performans Endeksi’ne göre Türkiye 72. sırada yer alıyor. 235 ülkenin sınıflandırıldığı Çevresel Kırılganlık Endeksi’ne göre ise 62 ülkenin bulunduğu “çok savunmasız” kategorisinde. Dünyanın ve Türkiye’nin gündeminde önemli bir yer tutan çevre olgusu çoğunlukla çevre sorunu şeklinde tezahür ediyor. Yaşanan ekolojik tahribatın ağırlığı yanında uluslararası kuruluşların, hükümetlerin, çevre sivil toplum kuruluşlarının ve yurttaşların çevre sorunlarının üstesinden gelme çabaları giderek artıyor. Çevre ve çevreciliği kendi dar alanında incelemekten ziyade toplumla ve siyasetle ilişkisi analiz edilmeli. Üzerinde daha fazla düşünülmesi ve araştırılması gereken bir kaç alanı şöyle sıralayabiliriz: Türkiye’nin “Yeşil Tarihi,” Türkiye’nin “Çevreci Sivil Toplumu”, Türkiye’nin “ Yeşil Ekonomisi”.

    Devamı için lütfen tıklayınız.

    08 Mayıs 2008


    The Perception of Turkish Foreign Policy

    International Relations Seminar

    Netherlands Defense Academy - betam

    YER: Bahçeşehir Üniversitesi Türkan Şoray Salonu

    TARİH: 14 Mayıs 2008

    SAAT: 09:00 – 11:30

    Program:

    1) “Globalization, Immigration and Nationalism and the debate in the Netherlands”

    Alexander Bon, MA. Lecturer in international relations (NLDA)

    2) “Turkey and EU membership”

    Cadet sergeant J. Heesters

    3) “International oil politics and Turkey”

    Cadet sergeant S. Walravens

    4) Debate between staff and students


    betam ARAŞTIRMA NOTLARI #004

    Türkiye ve Avrupa Birliği: Müzakerelerin gidişatı nereye?

    Cengiz Aktar ve Barış Gençer Baykan


    Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) tam üyelik hedefi muazzam ekonomik, toplumsal ve siyasî sonuçları olacak bir ulusal politikadır. Avrupa ile 1959’tan bu yana neredeyse yarım asırdır süren ortaklık ilişkimiz, 1999’da tanımlanan tam üye adaylığı statümüz ve 2004’te belirlenen ‘müzakere eden ülke’ statümüz ile bambaşka ve hayatî bir safhaya girmiştir. betam, Türkiye’nin AB ile fiilen 3 Ekim 2005’ten bu yana süregelen tam üyelik müzakerelerinin gidişatıyla ilgili tabloyu bundan böyle güncelleştirerek düzenli olarak yayınlayacaktır.

    Devamı için lütfen tıklayınız.

    05 Mayıs 2008


    KONDA - betam KONFERANS DUYURUSU

    GÜNDELİK YAŞAMDA DİN, LAİKLİK VE TÜRBAN ARAŞTIRMASI

    KONUŞMACILAR
    BEKİR AĞIRDIR
    EREN PULTAR

    KONU
    8-9 Eylül 2007 tarihli saha çalışmasına dayanan "Gündelik Yaşamda Din ve Türban" araştırmasına göre:
    • Ülkemizde dindarlık derecelerine göre gruplanmalar,
    • Örtünme grupları,
    • Gündelik haytta din ve ibadet yoğunlukları,
    • Bu grupların muhafazakarlık anlayışları,
    • Bu grupların bazı siyasal mesleklere bakışları,
    • Yorumları

    Araştırma sonuçlarını görmek için lütfen tıklayınız.


    betam ARAŞTIRMA NOTLARI #003

    İSTİDHAM İLK ÇEYREK BÜYÜME İÇİN OLUMLU SİNYAL VERİYOR

    Seyfettin Gürsel ve Alper Dinçer

    Tarım dışı istihdam 2007 Aralık ve 2008 Ocak’ta tekrar yükselişe geçti. 2007’de mutlak biçimde azalan tarım dışı istihdamın artmaya başlaması ilk çeyrekte büyüme için umut vaat ediyor.Ancak küresel dalgalanmanın Türkiye ekonomisini ne ölçüde ve nasıl etkileyeceği belirsizliğini koruyor. Şubat ve Mart işgücü göstergeleri ekonomik aktivitenin eğilimi üzerine daha ayrıntılı bilgi verecek.

    Devamı için lütfen tıklayınız.

    16 Nisan 2008


    betam ARAŞTIRMA NOTLARI #002

    HER HARCAMA DÜZEYİ İÇİN FARKLI ENFLASYON

    Seyfettin Gürsel ve Nazan Şak

    İstatistik kurumları tüketici enflasyonunu ortalama tüketicinin tüketim sepetini kullanarak hesaplarlar. TÜİK’in her ay yayınladığı TÜFE de böyle hesaplanır. Tüketici enflasyonu aslında ortalama harcama düzeyine sahip hanenin enflasyonudur. Oysa, hanelerin tüketim sepetlerinin mal ve hizmet bileşimleri harcama düzeylerine göre farklıdır. Bu farklılık “yoksulların enflasyonu ile “zenginlerin enflasyonunu” farklılaşlatırabilir. Yakın dönemde gıda fiyatlarında gerçekleşen olağanüstü artışlar bu sorunu gündeme getirdi ve medyada hararetli tartışmalar oldu. Düşük gelirli hanehalklarının tüketim sepetinde gıda harcamaları zenginlerinkine kıyasla çok daha büyük bir paya sahip olduğundan, yoksulların enflasyonu daha yüksek olabilir mi? Bu araştırma notu 2003-2008 (Mart) dönemini esas alarak bu soruya yanıt arıyor.

    Devamı için lütfen tıklayınız.

    14 Nisan 2008


    betam-ATE SEMİNER DUYURUSU

    YER : BAHÇEŞEHİR ÜNİVERSİTESİ – G Conf. (Kütüphane Binası)

    TARİH : 5 NİSAN 2008

    SAAT: 10:30

     

    SEMİNER PROGRAMI:

    10:30 – 12:30 : Araştırma Tebliğlerinin Sunumu ve Eleştiriler

    12:30 – 13:00 : Genel Değerlendirme

    13:00 – 14:00 : MBA Club’da Öğle Yemeği

    Açık Toplum Enstitüsü'nün desteği ile gerçekleştirilen Türkiye'de Kamu Harcamaları, Büyüme ve Refah Etkileri konulu araştırma sonuçlarının sunumu 5 Nisan Cumartesi günü gerçekleştirilecektir.

     

    PAPER BAŞLIKLARI VE ARAŞTIRMACILAR:

    Proje direktörü: Seyfettin Gürsel

    Danışman: Asaf. S. Akat

    Türkiye’de kamu harcamalarının gelişimi: Ahmet İnsel

    Türkiye’de ve Avrupa Birliği’nde kamu harcamaları: karşılaştırmalı analiz: Ayça Akarçay

    İller temelinde kamu harcamalarının sağlık ve eğitim açısından analizi: Fatih Karanfil, Sezgin Polat

    Kamu harcamaları ve büyüme: zaman serileri analizi: Thomas Jobert, Ruhi Tuncer, AbuzerBakış

    Kamu harcamaları bileşiminin büyüme ve refah etkileri: genel denge analizi: Bilge Öztürk, Renginar Dayangaç, Seyfettin Gürsel


    betam ARAŞTIRMA NOTLARI #001

    İŞSİZLİK ARTIYOR, İŞGÜCÜNE KATILIM DÜŞÜYOR

    Seyfettin Gürsel ve Alper Dinçer

    Büyümenin son altı ayda durağanlaşması işgücü göstergelerine negatif yansıyor. Tarım dışı istihdam, yükseliş eğilimini yitirerek 2007’nin son çeyreğinde mutlak olarak geriledi. Tarım dışı işsizlik ise 2007’de ortalama 12.5% seviyesine ulaşmış bulunuyor. Tarım dışı işsizlikte gerçekleşebilecek daha dramatik bir yükselişi işgücüne katılım oranının gerilemesi frenliyor.

    İşgücü piyasasındaki konjonktür kadınları işgücü piyasasının dışına itiyor. 2007 Mayıs’tan sonra kentte kadın işgücüne katılımı hızla azalırken ev işleri ile meşgul olan kadınların sayısı 10%’u aşkın artış göstererek 12 milyon 494 bine tırmandı. Kadınlar işgücü piyasasını terk edip evlerine kapanıyor.

    Devamı için lütfen tıklayınız

    18 Mart 2008


    MURAT ÜÇER 28 ŞUBAT PERŞEMBE GÜNÜ BAHÇEŞEHİR ÜNİVERSİTESİNDE SUNUM YAPACAKTIR.

    Murat Üçer'in uzun zamandır üzerinde çalıştığı MAKRO data programını -Türkiye'deki tüm esaslı makro datayı alıp, organize bir biçimde düzenli güncellemelerle kullanıcıya ulaştırmayı hedefliyorlar- 28 Şubat Perşembe günü tanıtmak için bir sunum gerçekleştirecektir.

    YER: Bahçeşehir Üniversitesi / G Konferans Salonu (Kütüphane Binası)

    TARİH: 28 .02.2008

    SAAT: 9:00

    Murat Üçer, EuroSource Türkiye Danışmanı olarak yabancı yatırımcılara makro ekonomik analiz hizmetleri vermekte ve Koç Üniversitesi’nde yarı-zamanlı öğretim görevlisi olarak görev yapmaktadır. Daha önce IMF, IIF, CSFB gibi yabancı kurumlarda ekonomist olarak çalışan ve Türkiye'de de Hazine Müsteşarlığı, Merkez Bankası, Yapı ve Kredi Bankası gibi çesitli kurumlarda danışmanlık görevlerinde bulunan Murat Üçer, doktorasını ekonomi dalında Boston College' da lisans eğitimini ise Boğaziçi Üniversitesi’nden almıştır.


    PROF. DR. SEYFETTİN GÜRSEL’İN BAHÇEŞEHİR ÜNİVERSİTESİ EKONOMİK VE TOPLUMSAL ARAŞTIRMALAR MERKEZİ betam AÇILIŞINDA YAPMIŞ OLDUĞU KONUŞMAYI GÖRMEK İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ


    PROF. DR. YILMAZ ESMER betam' IN AÇILIŞINDA DEĞERLER ARAŞTIRMASININ 2007 SONUÇLARINI SUNDU

    Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nin 7 Şubat 2008 tarihinde yapılan açılışında, Prof. Dr. Yılmaz ESMER, 2007 araştırmasının sonuçlarını sunmadan önce, 1990’dan bu yana yapılan değerler araştırmalarının bulgularını karşılaştırmalı olarak ele aldı ve yorumladı. Sunumuna 2007 yılında siyaset, demokratikleşme, hoşgörü, din ve dindarlık, aile, ekonomi, çalışma hayatı gibi alanlarda, toplum, parlamento ve medyada egemen değerlerin karşılaştırmasıyla devam etti.

    Toplum, Parlamento ve Medya : Değerler Açısından bir Karşılaştırma

    Dünyada ve Türkiye’de uzun yıllardan beri yürütülmekte olan değerler araştırmaları, geniş kitlelerin değer, inanç ve tutumlarını ölçmekte ve kültürel değişimin izlenmesine olanak tanımaktadır. Bu bağlamda çokca tartışılan bir husus da, halkın değerleri ile seçkinlerin değerleri arasındaki uyum ya da uyumsuzluktur. Türkiye’de ise sık sık dile getirilen bir görüş, halkın siyasetçilerden daha ‘ileri’ bir konumda olduğudur. Her ne kadar bu ifadede kritik olan husus ‘ileri’ kavramının tanımı ise de, bu tanımdan bağımsız olarak, siyaset seçkinleri ile kitlelerin değerleri arasında bir uyumsuzluk, en azından farklılık bulunduğunun -gene seçkinler arasında- yaygın bir varsayım olduğunu söyleyebiliriz.Geçtiğimiz yıl Turkiye’de, halkın değerleri ile birlikte, parlamento ve medya mensuplarının değerleri de araştırıldı ve böylece bu alandaki varsayımları verilerle sınama olanağı doğdu.

    Araştırmanın tamamını görmek için lütfen tıklayınız

    Prof. Dr. Yılmaz Esmer

  • Betam | Tel: 0 212 381 00 00 | Faks: 0 212 381 04 50 | E-mail: betam@bahcesehir.edu.tr
    BUWEB © 2006