KADINLAR DAHA UZUN SÜRE İŞSİZ KALIYOR

Seyfettin Gürsel, Duygu Güner ve Burak Darbaz

Türkiye işgücü piyasası, işgücüne katılım, işsizlik oranı gibi önemli göstergelerde cinsiyete bağlı olarak büyük farklılıklar göstermekte ve bu farklılıklar işsiz kalma sürelerine de yansımaktadır. Kadınlarda uzun süreli işsizlerin toplam içindeki payı, erkeklere kıyasla çok daha yüksektir. İşgücüne katılan kadınların, erkeklere kıyasla daha iyi eğitim almış olmaları kadınlarda işsizlik sürelerinin uzamasına etki eden nedenlerden biridir. Bir diğer neden ise kadınların iş tecrübelerindeki yetersizliktir. İşsiz her 10 kadından 3’ünün daha önce hiç çalışmamış olması kadınların işgücü piyasasına uyumunu güçleştirmekte, işsiz kalma sürelerini uzatmaktadır. İşsizlik sürelerinin kısaltılması ancak işgücüne katılan kadınların iş arama / iş bulma yetkinliklerinin geliştirilmesi, iş garantili meslek kursları, işverenlere yönelik kadın istihdamı teşvikleri benzeri projelerle gerçekleştirilebilir.

Araştırma notuna ulaşmak için aşağıdaki linke tıklayınız.

pdf. ArastirmaNotu047

KRİZ KADINLARI KENDİ İŞLERİNİ YARATMAYA ZORLUYOR

Seyfettin Gürsel, Gökçe Uysal-Kolaşin ve Mehmet Alper Dinçer

Aralık 2007 – Aralık 2008 döneminde erkek istihdamı 160 bin kişi azalırken, kadın istihdamı 250 bin kişi arttı. Küresel kriz ve Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik koşullar dikkate alındığında erkek istihdamındaki düşüş şaşırtıcı değil. Ancak kadın istihdamında artışın nedeni krizin bizzat kendisi.

Kadın istihdamındaki yıllık artışın ezici çoğunlu, 243 bini, hizmet sektöründe gerçekleşti. Bu artışın çoğunluğunu oluşturan 136 bini de kendi işlerini yaratanlardan, TÜİK’in tanımıyla “kendi hesabına çalışanlardan” oluşuyor. Hizmet sektöründe ve kendi hesabına çalışanlarda görülen artış, kadınların önemli bir bölümünün evlere temizlik işlerine gitmek, bakıcılık yapmak, evde ürettikleri malları satmak gibi ekonomik faaliyetlere giriştiklerine işaret ediyor.

Araştırma notuna ulaşmak için aşağıdaki linke tıklayınız.

pdf. ArastirmaNotu034

doc. ArastirmaNotu034

İŞSİZLİK BÜYÜK ÖLÇÜDE ERKEKLERDE YAŞANAN İŞGÜCÜ ARTIŞI İLE İSTİHDAM KAYIPLARINDAN KAYNAKLANIYOR

Seyfettin Gürsel, Gökçe Uysal-Kolaşin ve Mehmet Alper Dinçer

Global ekonomik krizin ve Türkiye’deki makroekonomik konjonktürün etkisi ile işsizlik hızla artıyor. Yükselen işsizlik rakamlarının ardında işgücü piyasasına yeni(den) giren kadınların etkisi dikkate değer. Buna karşılık istihdam rakamları bu kadınların bir kısmının iş bulabildiğini gösteriyor. Aralık 2007’den Aralık 2008’e erkeklerde işgücü 528 bin kişi artarken istihdam 160 bin kişi azalmıştır. Diğer taraftan işgücünde olan kadınların sayısı neredeyse 500 bin kişi artarken aynı zamanda istihdam edilen kadınların sayısı da 250 bin kişi artmıştır.

Bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla lise altı ve lise eğitim seviyelerine sahip erkeklerde istihdam düşerken, kadınlarda her eğitim seviyesinde istihdam artışı devam etmiştir. Erkeklerde lise altı ve lise eğitim seviyelerinde işsiz sayısında artışlar çarpıcıdır. Kadınların işgücü piyasasına katılımının artması tek başına işsizlik artışını açıklamaz. Eğitim seviyesi düşük erkeklerde istihdam kayıpları ve işsizlik artışı önemli boyuttadır.

Araştırma notuna ulaşmak için aşağıdaki linke tıklayınız.

pdf. ArastirmaNotu031

doc. ArastirmaNotu031

 

KADIN İSTİHDAMINI ARTIRMAK İÇİN GİRİŞİMCİLİK DESTEKLENMELİ

Gökçe Uysal Kolaşin ve Ulaş Karakoç

TÜİK Hanehalkı İşgücü Anketi 2006 yılı verilerine göre Türkiye’de çalışan kadınların yüzde 9’u girişimcilerden oluşuyor. Girişimci kadınların ortalama eğitim düzeyi oldukça düşük: Yarısından fazlası ilkokul ve alt düzeyinde eğitim almış. Evlilik, girişimci kadınlar arasında ücretli çalışan kadınlara göre daha yaygın. Bir başka deyişle evlilik, ücretli çalışan kadınlara kıyasla girişimci kadınların çalışmalarına daha az engel oluyor. Girişimci kadınların üçte biri evde, büyük çoğunluğu sigortalı değil ve kendi hesabına çalışıyor. Ancak düzenli işyerlerinde çalışan erkek ve kadın girişimciler arasında sosyal güvenlik açısından büyük bir fark görülmüyor. Evde ve kendi hesabına çalışma, görece düşük çalışma saatleri, girişimci kadınların daha esnek çalışma koşullarına sahip olduklarını gösteriyor.

Girişimci kadınların işgücüne katılımlarının önündeki kültürel engelleri daha rahat aştıkları, iş ve ev hayatını daha rahat birlikte yürütebildikleri söylenebilir. Kadınların işgücüne katılımını artırmaya yönelik politikalar, ücretli çalışanlar ve girişimciler arasındaki yapısal farklılıkları gözetmek durumunda. Ekonomik politikalarla kültürel engelleri kaldırmak zor olduğundan girişimciliğin teşvik edilmesi ve desteklenmesi kadınların işgücüne katılım oranlarını yükseltmekte daha etkili olacaktır.  

TÜİK Hanehalkı İşgücü Anketi 2006 yılı verilerine göre Türkiye’de çalışan kadınların yüzde 9’u girişimcilerden oluşuyor. Girişimci kadınların ortalama eğitim düzeyi oldukça düşük: Yarısından fazlası ilkokul ve alt düzeyinde eğitim almış. Evlilik, girişimci kadınlar arasında ücretli çalışan kadınlara göre daha yaygın. Bir başka deyişle evlilik, ücretli çalışan kadınlara kıyasla girişimci kadınların çalışmalarına daha az engel oluyor. Girişimci kadınların üçte biri evde, büyük çoğunluğu sigortalı değil ve kendi hesabına çalışıyor. Ancak düzenli işyerlerinde çalışan erkek ve kadın girişimciler arasında sosyal güvenlik açısından büyük bir fark görülmüyor. Evde ve kendi hesabına çalışma, görece düşük çalışma saatleri, girişimci kadınların daha esnek çalışma koşullarına sahip olduklarını gösteriyor.

 

Girişimci kadınların işgücüne katılımlarının önündeki kültürel engelleri daha rahat aştıkları, iş ve ev hayatını daha rahat birlikte yürütebildikleri söylenebilir. Kadınların işgücüne katılımını artırmaya yönelik politikalar, ücretli çalışanlar ve girişimciler arasındaki yapısal farklılıkları gözetmek durumunda. Ekonomik politikalarla kültürel engelleri kaldırmak zor olduğundan girişimciliğin teşvik edilmesi ve desteklenmesi kadınların işgücüne katılım oranlarını yükseltmekte daha etkili olacaktır. 

Araştırma notuna ulaşmak için aşağıdaki linke tıklayınız.

pdf. ArastirmaNotu017

doc. ArastirmaNotu017

TÜRKİYE’DE KADIN VE SİVİL TOPLUM: ÖRGÜTLENME VE SON EĞİLİMLER

Hande Paker, Selin Özoğuz ve Barış Gençer Baykan

Dünya Ekonomik Forumu tarafından açıklanan “Küresel Cinsiyet Uçurumu 2007” raporuna göre Türkiye, kadın erkek eşitliği açısından, 128 ülke arasında 121’inci sırada yer alıyor. Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitsizliği tüm şiddetiyle sürerken, kadın hakları örgütleri bununla nasıl mücadele ediyor? Bu araştırma notundaki faaliyet alanları ve mücadele araçları eksenli inceleme 2000’lerde kadın hakları mücadelesinin konu odaklı gerçekleştiğini gösteriyor. Kadın hakları örgütleri, farkındalık yaratma, eğitim ve kadına karşı şiddet konularında aktif olarak çalışıyorlar. Kadınların ekonomik ve siyasal yaşama katılımları son yıllarda öne çıkan konular arasında. Kadınların toplumsal cinsiyet eşitsizliğiyle mücadelede en sık kullandıkları araçlar lobi faaliyeti, bilinçlendirme, eğitim, medya kullanımı, kampanya ve proje geliştirmektir. AB’ye katılım süreci, cinsiyet eşitliği politikalarının oluşturulmasında hızlandırıcı bir rol oynuyor.

Araştırma notuna ulaşmak için aşağıdaki linke tıklayınız.

pdf. ArastirmaNotu015

doc. ArastirmaNotu015

« Önceki sayfa