Çeyrekten Çeyreğe İşgücü Piyasası Görünümü: 2026 1. Çeyrek

BİRLİKTE AZALAN İSTİHDAM VE İŞSİZLİK PARADOKSU

Seyfettin Gürsel, Saliha Tanrıverdi

Mevsim etkilerinden arındırılmış verilere göre 2026 yılı birinci çeyreğinde istihdam bir önceki çeyreğe kıyasla 301 binlik azalışla 32 milyon 221 bin seviyesine gerilerken işsiz sayısı da 52 bin azalmıştır. İlk yaklaşımda bu bir paradoks gibi görünebilir. Ama eğer aynı zamanda işini kaybedenler bir kısmı iş aramaktan vazgeçiyorsa, hatta istihdamda olanlar çeşitli nedenlerle işlerini bırakıp işgücü piyasası dışına çıkıyorsa işsizlik oranında azalma olabilir. Nitekim işgücünde 353 binlik bir daralma yaşanırken işsizlik oranı da yüzde 8,3’ten yüzde 8,2’ye gerilemiştir.

Mevsim etkilerinden arındırılmış verilere göre 2026 yılı birinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe kıyasla erkek istihdamı 169 bin, kadın istihdamı ise 132 bin azalmıştır. Erkek işgücünde 184 bin, kadın işgücü ise 170 bin kişi daralmayla her iki cinsiyette de işgücünden çıkış gözlemlenmektedir. Bunun sonucunda kadın işsizlik oranı 0,1 puan azalarak yüzde 11,1 olurken erkek işsizlik oranı yüzde 6,8’de sabit kalmıştır.

Yıllık karşılaştırmaya göre 2025 yılı birinci çeyreğine kıyasla toplam istihdam 386 bin, işsiz sayısı ise 30 bin azalmıştır. Sonuç olarak işgücü yıldan yıla 415 bin kişi daralmıştır. 2025 yılı boyunca ve 2026 birinci çeyreği kapsayan son beş çeyrekte işgücünde ortalama yıllık azalma yaklaşık 230 bindir. Bu tablo, yüksek enflasyon ve para politikası sıkılaşmasının ardından büyüme pozitif seyrini korusa da (%3,6, 2025 yılı) işgücü piyasasının toparlanma kapasitesinin zayıfladığına işaret etmektedir. Sektörel açıdan ise tarım, sanayi ve inşaat istihdamı çeyreklik bazda yıldan yıla düşerken yalnızca hizmetler sektöründe sınırlı bir artış görülmektedir.

Mevsim etkilerinden arındırılmış genç (15-24 yaş) işsizlik oranı bir önceki çeyrekle aynı düzeyde kalarak yüzde 15,2 olmuştur. Genç kadın işsizlik oranı 1 puan azalarak yüzde 20,4’e inerken, genç kadın istihdam oranı da yüzde 26,6’dan yüzde 25,5’e gerilemiştir. Bu durum, genç kadınlarda işsizlik düşüşünün işgücünde azalmadan kaynaklandığını ortaya koymaktadır. Genç erkek işsizlik oranı ise 0,6 puan artışla yüzde 12,6 olmuştur.

Bütünleşik işsizlik oranı, atıl işgücündeki artış nedeniyle 2025 yılı birinci çeyreğine kıyasla 0,9 puan yükselerek yüzde 20,4’e çıkmıştır. Kadınlarda bu artış 1,7 puan olarak gerçekleşmiş ve oran yüzde 30,7’ye ulaşmıştır.

Mevsim etkilerinden arındırılmamış verilere göre, eğitim düzeyi kırılımında yükseköğretim mezunlarının işsizlik oranı 0,5 puan azalarak yüzde 7,8’e inerken; lise altı, lise ve mesleki/teknik lise gruplarında işsizlik oranları artmıştır. Özellikle lise altı grubunda artış belirgindir (yüzde 7,2’den yüzde 8,4’e).

Süregelen işgücü daralması, Türkiye işgücü piyasasında yapısal bir zayıflama riskine işaret etmektedir. İşsizlik oranındaki düşüş, istihdamdaki artıştan değil işgücüne katılım oranındaki gerilemeden kaynaklanmaktadır. Çalışabilir nüfusun artmaya devam ettiği Türkiye’de hem çeyreklik hem yıllık bazda işgücü hacminin daralıyor olması dikkat çekici bir gelişmedir.

doc. CeyrektenCeyregeIsgucuPiyasasiGorunum2026C1