Ekonomik Görünüm ve Tahminler

Ocak 2016 4.ÇEYREKTE ILIMLI BÜYÜME

Seyfettin Gürsel, Mine Durmaz ve Melike Kökkızıl 

Yönetici Özeti

2015 yılının son çeyreği için ilk büyüme tahminimiz yüzde 0,5’ti. Kasım verileriyle birlikte bu tahmini az bir farkla yüzde 0,6’ya yükseltiyoruz. GSYH’nin alt kalemlerinde Kasım itibariyle belirgin değişimler söz konusu. Tüketim artışı yavaşlarken yatırımların katkısı negatife dönüyor. Buna karşılık net ihracatın negatif katkısı azalıyor. Mevsim etkilerinden arındırılmamış seriye dayalı 2014 yılının dördüncü çeyreğine kıyasla yıllık büyüme oranına ilişkin tahminimizi değiştirmeyerek yüzde 4,8’de tutuyoruz. Sonuç olarak çeyrekten çeyreğe yüzde 0,6’lık büyümenin büyük ölçüde özel tüketim ve kamu harcama artışından kaynaklanmasını bekliyoruz. Cari açık / GSYH oranını yüzde 4,8, altın hariç oranını ise yüzde 5,3 olarak tahmin ediyoruz.

Aralık 2015 İLK VERİLER 4. ÇEYREKTE ILIMLI BÜYÜMEYE İŞARET EDİYOR

Kasım 2015 3. ÇEYREKTE ILIMLI BÜYÜME

Ekim 2015 3. Çeyrekte Ilımlı Büyüme

Eylül-2015 3. Çeyrekte Büyümede Sert Yavaşlama 

Ağustos 2015 2. Çeyrekte Ilımlı Büyüme

Temmuz 2015 İlk Yarıda Büyüme Yüzde 3’ün Altında Kalabilir

Haziran 2015 Yatırımlarda Canlanma Sinyali

Mayıs 2015 Düşük Büyüme İç Taleple Devam Ediyor

Nisan 2015 Büyüme Düşmeye Devam Ediyor

Mart 2015 Geçen Yıla Kıyasla İlk Çeyrekte Büyüme Yok

Şubat 2015 Cari Açıkta Gerileme İthalat Durgunluğuna Bağlı

Ocak 2015 Son Çeyrekte Ekonomi Küçülebilir

Aralık 2014 Ekonomide Zafiyet Devam Ediyor

Kasım 2014 Üçüncü Çeyrekte Tüketim Toparlanıyor

Ekim2014 Ilımlı Büyüme Devam Ediyor

Eylül 2014 Üçüncü Çeyrekte Toparlanma Mümkün

Ağustos 2014 Büyüme Yavaşladı

Temmuz 2014 Cari Açık Hızla Azalıyor

Haziran-2014 İkinci Çeyrekte İç Talep Canlanıyor 

Mayıs 2014 İlk Çeyrekte Dış Talep İle Büyüme 

Nisan 2014 İhracat Destekli Büyüme

Mart 2014 İç Talep Baskı Altında

Şubat 2014 Son Çeyrekteki Olumlu Hava Tersine Döndü

Ocak 2014 Ekonomik Görünüm Kasım’da İyileşti

Aralık 2013 Son Çeyrekte Görünüm Yatay

Kasım 2013 3. Çeyrekte Büyümeye devam

Ekim 2013 Aylık Dalgalanmalar Ekonomik Görünümü Etkiliyor

Eylül 2013 Sermaye Geri Dönüyor, Büyüme Güçleniyor

Ağustos 2013 Düşük Büyümeye Devam

Temmuz 2013  Sermaye Çıkışları Büyümeyi Tehdit Ediyor

Haziran 2013 İkinci Çeyrekte Büyüme Hızlanacak

Mayıs 2013  İlk Çeyrekte Büyüme Zayıf

Nisan 2013 Ekonomi Canlanıyor, Cari Açık Artıyor

Mart_2013 Zayıf Canlanma

Şubat_2013 Büyümede Sert İniş

Ocak 2013 Canlanma Belirginleşiyor

Aralık 2012 Dördüncü Çeyrekte Canlanma

Kasım 2012 Büyüme Yavaşlamaya Devam Ediyor

Ekim 2012 Ekonomi yavaşlamaya devam ediyor

Eylül-2012 3. Çeyrekte Daha Düşük Büyüme Daha Düşük Cari açık

Ağustos 2012 2. Çeyrekte Sınırlı Canlanma

Temmuz 2012 İç Talepte Sınırlı Canlanma

Haziran 2012  2. Çeyrek Umutlu Başladı

Mayıs 2012 Büyüme yavaşlıyor, Cari Açık düzeliyor

Nisan 2012 Ekonomide Belirgin Yavaşlama

Mart 2012 EKONOMİ YUMUŞAK İNİŞTE

Subat 2012 Ekonomi Yavaşlamayı Ağırdan Alıyor

Ocak 2012 Cari Açıkta Azalma Başladı

Aralık 2011 Büyüme Yeniden Hızlanıyor Mu?

Kasım 2011 Ekonomi Dış Talebe Bağlı Büyüyor

Ekim 2011 Yatırımlarda Sert Fren

Eylul 2011 Üçüncü Çeyrekte Büyümenin Lokomotifi İhracat

Ağustos2011 Ekonomi İkinci Çeyrekte Büyümedi

Temmuz 2011 Ekonomi Soğudu

Haziran 2011 İkinci Çeyrekte Büyüme Yavaşlamaya Devam Edecek

Mayıs 2011 Büyüme ve İthalat Yavaşladı ama İhracattaki Azalma Dış Ticaret Açığını Arttırıyor

Nisan2011 Büyüme Yavaşlayarak Devam Ediyor

Mart2011 İlk Çeyrekte Yavaşlama Sinyalleri

Subat2011 Son Çeyrekte İhracat ve Yatırımlar Hız Kazandı

Ocak11 Son Çeyrekte Büyüme Hız Kazandı

 

2012’de İhracatı Altın Sırtladı

 Barış Soybilgen

Yönetici Özeti

2012 yılında Türkiye’nin ihracatı 2011 yılına göre yüzde 13,1 artarak 134,9 milyar dolardan 152,5 milyar dolara ulaştı. Geçen yılın dış ticaret açısından en önemli olayı, İran’ın Türkiye’ye ihraç ettiği doğal gaz ve petrol karşılığında Türkiye’den ya doğrudan ya da Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) üzerinden altın ithal etmesiydi. 2012 yılında Türkiye’nin toplam altın ihracatı 2011 yılına göre yüzde 804,8 artarak 13,3 milyar dolar olurken, bu ihracatın 6,5 milyar doları İran’a, 4,6 milyar doları Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) yapıldı. Bu altın ihracatı Türkiye’nin toplam ihracatını ve cari açığını olduğundan daha iyi bir noktadaymış gibi gösterdi. 2011 yılında altın hariç ihracat 133,4 milyar dolarken, yüzde 4,3 artışla 2012 yılında 139,2 milyar dolara ulaştı. Ayrıca altın ihracatı olmasaydı 2012’de cari açık GSYH’ın yüzde 7’si olacaktı. Bunun yanında Avrupa Birliği’nin (AB) düşük büyüme oranı Türkiye’nin ihracatına büyük zarar verdi. Türkiye’nin AB’ye yaptığı ihracat 2011 yılından 2012 yılına yüzde 5 azalarak 62,4 milyar dolardan 59,2 milyar dolara geriledi. Bu nedenle Kuzey Afrika, Yakın ve Orta Doğu’nun Türkiye’nin ihracatındaki önemi daha da arttı.

doc. ArastirmaNotu145

pdf. ArastirmaNotu145

TÜRKİYE’NİN İHRACATINDA EKONOMİK BÜYÜKLÜK VE UZAKLIĞIN ROLÜ

Zümrüt İmamoğlu ve Barış Soybilgen

 Türkiye’nin dış ticaret açığının yüksek olması ve özellikle yüksek büyüme dönemlerinde artarak büyüme potansiyelini sınırlandırıyor olması önemli bir sorun olarak karşımızda duruyor. Dış ticaret açığının önemli bir kısmı enerji ithalatından kaynaklanıyor ancak ithalatın kaynağı ne olursa olsun Türkiye yaptığı ithalatı ihracatla karşılamak zorunda. Bu araştırma notunda Türkiye’nin ülke bazında yaptığı ihracatı, ülkelerin ekonomik büyüklükleri ve Türkiye’ye olan uzaklıklarına bağlı olarak kriz öncesi ve sonrası iki dönem için inceleyen bir analizin sonuçlarını paylaşıyoruz.

 Türkiye mevcut ekonomik yapısı ile halen Japonya, Hindistan, bazı Kuzey ve Doğu Avrupa ülkeleri ve komşusu olan Yunanistan’a potansiyelinin çok altında ihracat yapıyor.  En fazla dış ticaret açığı verdiği Rusya, Çin, ABD, Almanya gibi ülkelerle ise potansiyel ihracatının üzerine çıkmış görünüyor. Dolayısıyla mevcut yapıda bazı ülke pazarlarında ihracat payını artırmak mümkün olsa da Türkiye’nin yeni pazarlarda ihracat potansiyeli sınırlı. İhracatta ciddi yeni kazanımlar için rekabet gücünü ve ürün çeşitliliğini arttırıcı yapısal reformları vakit kaybetmeden uygulamaya koymak gerekiyor.

doc: ArastirmaNotu135

pdf: ArastirmaNotu135

Arap Baharı ve Avrupa Borç Krizi İhracatı Teğet Geçti

Barış Soybilgen

2011 yılında Türkiye’nin ihracatı 2010 yılına göre yüzde 18,5 artarak 113,9 milyar dolardan 134,9 milyar dolara ulaştı. Geçen yıl ihracata darbe vurabilecek en önemli iki olay Arap Baharı ve Avrupa Borç kriziydi. 2011 rakamlarına göre Avrupa Borç krizi ihracatı neredeyse hiç etkilemedi, Arap Baharı’nın etkisi ise çok sınırlı kaldı. Kuzey Afrika, Yakın ve Orta Doğu’da (KA+YOD) ihracat hacminin bir önceki yıla göre önemli ölçüde azaldığı ülkeler Libya ve Suriye oldu. Buna karşın Mısır’da halk ayaklanmasıyla devlet başkanı devrildiği halde Mısır’a yapılan ihracat azalmadığı gibi, genel ihracat içindeki payı da arttı. Avrupa Birliği’ne yapılan ihracat 2011  yılında 2010 yılına göre yaklaşık yüzde 19 artarak 52,7 milyar dolardan 62,4 milyar dolara çıktı. AB’ye yapılan ihracatın toplam ihracat içindeki payı ise değişmedi ve yüzde 46,2’de kaldı. AB ülkeleri içerisinden sadece Portekiz ve Slovakya’ya yapılan ihracatta sınırlı bir azalma gözlendi.

pdf. ArastirmaNotu126

doc. ArastırmaNotu126

İHRACAT YÖN DEĞİŞTİRİYOR

Barış Soybilgen

Türkiye 2000 – 2008 yılları arasında hem dünya ticaretinin sürekli genişlemesi hem de ekonomik durumun giderek iyileşmesi sayesinde hızlı bir ihracat artışı yaşadı. 2000 yılında 27 milyar dolar olan Türkiye’nin ihracatı nominal olarak yaklaşık 4 kat artarak 2010 yılında 113 milyar dolara kadar çıktı.

 

İhracattaki artış sürecinde önemli tartışmalardan biri de Türkiye’nin ihracatının ülkere göre kompozisyonuydu. 2000 – 2007 yılları arasında AB-27 ülkelerinin toplam ihracattaki oranı yüzde 55 – 60 arasında seyrederken, 2007 yılından sonra AB ülkelerinin ihracat içindeki payında önemli  ölçüde düşerek 2010 yılı itbariyle yüzde 46,3’e geriledi.  Burada en dikkat çekici taraf Kuzey Afrika, Yakın ve Orta Doğudaki (KA+YOD) ülkelere yapılan ihracatın toplam ihracattaki payının giderek artması oldu. 2003’den beri genel olarak KA+YOD ülkelerine yapılan  ihracat AB ülkelerine yapılan ihracattan daha hızlı artarak, KA+YOD ülkelerinin toplam ihracattaki payını 2003’de yüzde 14,9’dan  2010’da yüzde 26,6’ya çıkardı.

 

AB ülkelerine yapılan ihracatla, KA+YOD ülkelerine yapılan ihracat arasında bir kompozisyon farkı var. KA+YOD ülkeleri petrol ihraç eden ve gelişmekte olan ülkelerden oluşmakta iken, AB ülkeleri daha çok gelişmiş ülkelerden oluşuyor. Bu nedenle KA+YOD ülkelerine demir-çelik ve rafine edilmiş petrol gibi daha çok ara malı ürünleri ihraç edilirken, AB ülkelerine motorlu kara taşıtları ve giyim eşyası gibi daha çok tüketim malları ihraç ediliyor.

pdf. ArastirmaNotu112

doc.ArastirmaNotu112

İHRACAT AZALIYOR, DIŞ TİCARET AÇIĞI ARTIYOR

Zümrüt İmamoğlu ve Barış Soybilgen

TÜİK’in açıkladığı rakamlara göre Türkiye’nin ihracatı Ekim ayında geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 8,8 oranında artarken ithalat yüzde 35,5 arttı. İhracat ve ithalatta aydan aya değişimler dalgalı seyretmekle beraber mevsimsellikten arındırılmış rakamlarla bakıldığında ihracatın Mayıs ayından itibaren azalış trendine girdiği görülüyor.1 Mayıs-Eylül dönemi arasında ihracatta aylık ortalama azalış yüzde 1,5 oldu.2 İthalatta ise artış trendi sürüyor; aynı dönemde ithalatta aylık ortalama artış hızı yüzde 2,9’a ulaştı.

İhracattaki azalış en fazla ana metal sanayi, kok kömürü ve rafine edilmiş petrol ile radyo, televizyon ve haberleşme cihazlarında görüldü. Üçüncü çeyrekte, ikinci çeyrek ile kıyaslandığında hemen hemen tüm sektörlerde ihracatta yavaşlama ya da küçülme gözlemlendi. İthalattaki artış ise büyük oranda aramalı ithalatından kaynaklandı. Tüketim ve yatırım malı ithalatı da artmaya devam etti.

Bu gelişmeler ışığında üçüncü çeyrekte, hizmet dengesi pozitif olmasına rağmen, net dış talebin büyümeye azaltıcı yönde katkı yapmasını bekliyoruz.

pdf. ArastirmaNotu098

doc. ArastirmaNotu098

Şekillere Ait Veri Tabloları