YOKSUL İLE ZENGİN ARASINDAKİ ENFLASYON FARKI 8 YILDA 20 PUANI GEÇTİ

Seyfettin Gürsel, Melike Kökkızıl ve Selin Köksal

Yönetici Özeti

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan enflasyon sepeti ağırlıklandırması esasen temsili (ortalama) hane halkının harcamalarının bileşimini yansıtmaktadır. Dolayısıyla tüketici fiyat değişimleri de (TÜFE enflasyonu) bu temsili hane halkının maruz kaldığı enflasyondur. Oysa farklı gelir ve harcama gruplarında yer alan hanelerde tüketim sepetinin mal ve hizmet bileşimi de farklıdır. Bu nedenle enflasyon oranları da zaman içinde az ya da çok farklılaşabilir. Bu araştırma notunda, TÜİK’in Hane halkı Bütçe Anketi’nin (HBA)  tüketim harcamaları bilgileri kullanılarak, 2003 Aralık-2016 Nisan dönemi için en zenginden en yoksula yüzde 20’lik harcama gruplarına ait farklı enflasyon oranları hesaplanmıştır. Buna göre zengin kesimden yoksul kesime gidildikçe enflasyon endeksinin yaklaşık son sekiz yıldır yoksulun aleyhine geliştiği görülmektedir. Bundan önceki notumuzda 2014 sonu itibariyle zengin ile yoksul enflasyonu arasındaki fark yüzde 18,1 iken 2016 Nisan itibariyle fark 3,3 puan daha artarak yüzde 21,4’e yükselmiştir. Yoksullar aleyhine gelişen enflasyon farkı esas olarak konut ve gıda fiyat artışının ortalama enflasyonun üzerinde artmasından kaynaklanmaktadır.

doc.ArastirmaNotu194

pdf.ArastirmaNotu194

YOKSULUN ENFLASYONU ZENGİNİN ENFLASYONUNDAN YÜKSEK

Seyfettin Gürsel ve Ayşenur Acar

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan enflasyon sepeti ağırlıklandırması tüm gelir ve harcama gruplarını kapsadığı için hesaplanan enflasyon endeksi aslında temsili hane halkının enflasyonunu yansıtmaktadır. Değişik gelir ve harcama gruplarında yer alan hanelere özgü enflasyon oranı tüketim sepetlerinin mal ve hizmet bileşimine bağlı olarak farklılaşmaktadır. Bu araştırma notunda,  TÜİK’in Hanehalkı Bütçe Anketi’nin (HBA)  tüketim harcamaları bilgileri kullanılarak, 2003-2012 (Mayıs)  dönemi için en zenginden en yoksula yüzde 20’lik harcama gruplarına ait farklı enflasyon oranları hesaplanmıştır. Buna göre zengin kesimden yoksul kesime gidildikçe fiyat endeksinin belirgin biçimde arttığı göze çarpmaktadır. Aradaki yoksullar aleyhine gelişen enflasyon farkı gıda ve enerji (elektrik, gaz ve diğer yakıtlar) fiyat artışlarının ortalama enflasyonun çok üzerinde artmasından kaynaklanmıştır. 2003-2006 yılları arasında en zengin ile en yoksul arasındaki fark az da olsa yoksul kesimin lehine gelişirken, küresel enerji ve gıda fiyat şoku ile birlikte 2007’inin ikinci yarısından itibaren bu fark yoksulların aleyhine dönmüştür.

doc.ArastirmaNotu134

pdf. ArastirmaNotu134


 

 

KRİZ VE GIDA ENFLASYONU YOKSULLUĞU OLUMSUZ ETKİLİYOR

Seyfettin Gürsel ve Onur Altındağ

Türkiye’de gıda enflasyonu 2007 yılının ortalarına kadar TÜFE’nin altında seyretti ve genel fiyat endeksini aşağı çekici bir rol oynadı. 2007 yılı ortasından itibaren ise gıda fiyat endeksi TÜFE’nin üzerinde seyretmeye başlayarak enflasyon oranını yukarı çeken etki yaptı. Gıda fiyatlarındaki yükselişle birlikte ilk akla gelen soru bu durumun Türkiye’deki yoksulluğu ne yönde etkilediğidir. 2002-2006 arası yüksek ekonomik büyüme ve görece düşük gıda enflasyonu nedeniyle yoksulluk hızlı bir şekilde düşmüştür (yüzde 22’den yüzde 9,3’e). 2007 yılından sonra ise büyüme hızla yavaşlarken gıda fiyatları hızla artmaya başlamıştır. Bu nedenle yoksulluk oranındaki düşüş net bir biçimde durmuş ve  istihdam kayıplarının başladığı 2008 yılı itibariyle yüzde 9,4 düzeyine demirlemiştir. Kriz nedeniyle istihdam kayıplarının devam ettiği 2009 yılında ise yoksulluğun tekrar yükselişe geçtiği tahmin edilmektedir. Yoksulluğun azalmasına paralel olarak en yoksul yüzde 20’lik kesimin gıda harcamaları 2003-2006 yılları arasında yüzde 25’in üstünde artarken, 2007’de yüzde 2 oranında düşmüş, 2008 yılında ise yüzde 1’lik küçük bir artış göstermiştir. Ancak TEPAV’ın yaptığı Türkiye Refah İzleme Anketi’nden çıkan sonuçlar bakıldığında en yoksul kesimin 2009 yılında gıda harcamalarının yeniden düştüğü görülmektedir. Yoksul kesimin bütçesinde en büyük paya sahip olan gıda harcamalarındaki bu düşüş, yoksullukla mücadelenin 2007 itibariyle durduğunu, 2009 itibariyle de gerilemeye başladığını öngörmektedir.

Araştırma notuna ulaşmak için aşağıdaki linke tıklayınız.

pdf. ArastirmaNotu073

doc. ArastirmaNotu073

ENFLASYON YOKSULU VURUYOR

Seyfettin Gürsel ve Onur Altındağ

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan enflasyon sepeti ağırlıklandırması tüm gelir ve harcama gruplarını kapsadığı için hesaplanan enflasyon endeksi aslında temsili hane halkının enflasyonunu yansıtmaktadır. Değişik gelir ve harcama gruplarında yer alan hanelere özgü enflasyon oranı tüketim sepetlerinin mal ve hizmet bileşimine bağlı olarak farklılaşacaktır. Bu araştırma notunda,  TÜİK’in Hanehalkı Bütçe Anketi’nden (HBA)  elde ettiği tüketim harcamaları bilgileri kullanılarak, 2003-2010 (Şubat)  dönemi için en zenginden en yoksula yüzde 20’lik harcama gruplarına ait farklı enflasyon oranları hesaplanmıştır. Buna göre göre en zengin kesimden en yoksul kesime gidildikçe fiyat endeksinin belirgin bir biçimde arttığı göze çarpmaktadır. Aradaki yoksullar aleyhine gelişen enflasyon farkı gıda, konut ve enerji fiyat artışlarının ortalama enflasyonun çok üzerinde artmasından kaynaklanmıştır. 2003-2006 yılları arasında en zengin ve en yoksul arasındaki fark az da olsa yoksul kesimin lehine gelişirken, küresel enerji ve gıda fiyat şoku ile birlikte 2007’inin ikinci yarısından itibaren yoksulların aleyhine dönmüştür.

Araştırma notuna ulaşmak için aşağıdaki linke tıklayınız.

pdf. ArastirmaNotu068

doc. ArastirmaNotu068

HER HARCAMA DÜZEYİ İÇİN FARKLI ENFLASYON

Seyfettin Gürsel ve Nazan Şak

İstatistik kurumları tüketici enflasyonunu ortalama tüketicinin tüketim sepetini kullanarak hesaplarlar. TÜİK’in her ay yayınladığı TÜFE de böyle hesaplanır. Tüketici enflasyonu aslında ortalama harcama düzeyine sahip hanenin enflasyonudur. Oysa, hanelerin tüketim sepetlerinin mal ve hizmet bileşimleri harcama düzeylerine göre farklıdır. Bu farklılık “yoksulların enflasyonu ile “zenginlerin enflasyonunu” farklılaşlatırabilir. Yakın dönemde gıda fiyatlarında gerçekleşen olağanüstü artışlar bu sorunu gündeme getirdi ve medyada hararetli tartışmalar oldu. Düşük gelirli hanehalklarının tüketim sepetinde gıda harcamaları zenginlerinkine kıyasla çok daha büyük bir paya sahip olduğundan, yoksulların enflasyonu daha yüksek olabilir mi? Bu araştırma notu 2003-2008 (Mart) dönemini esas alarak bu soruya yanıt arıyor.

Bu dönemde ortalama enflasyon (TÜFE) %54 olurken en yoksul %20’lik harcama grubunun enflasyonunu %57,2, buna karşılık en zengin %20’lik harcama grubunun enflasyonunu %52 olarak hesaplıyoruz. Aradaki %5,2 puanlık farkın ayrıştırılmasıyla elde edilen bulgular, yoksulların daha çok gıda ve alkolsüz içecekler gibi zorunlu tüketim mallarındaki fiyat artışlarından, zenginlerin ise daha çok ulaştırma, otel gibi lüks tüketim hizmetlerindeki fiyat artışlarından etkilendiklerini gösteriyor.

Bu sonuç yoksulların daha da yoksullaştığı anlamına gelmiyor. Bu dönemde gerçekleşen yüksek büyüme tüm hanelerin gelirlerini dolayısıyla tüketimlerini artırmıştır. Her ne kadar düşük gelirlere doğru gidildikçe harcamaların giderek daha fazla borçlanılarak yapıldığı gözlemlense de, 2003-2006 döneminde yoksullar tüketimlerini göreli olarak daha fazla artırmışlardır. Nitekim, en yoksul harcama grubunda reel tüketim artışı %22,2 olurken,  en zengin grupta %9,6 ile sınırlı kalmıştır. Yoksulların gelirleri harcamaları oranında artmadığından, yoksullar negatif tasarruf yaparken, zenginler pozitif  tasarruf yapmışlardır.

Araştırma notuna ulaşmak için aşağıdaki linke tıklayınız.

pdf. ArastirmaNotu002

doc. ArastirmaNotu002