ASGARİ ÜCRET ARTIŞI KAYITDIŞI İSTİHDAMI OLUMSUZ ETKİLİYOR

Ozan Bakış, Seyfettin Gürsel ve Melike Kökkızıl 

Ocak 2016’da yüzde 30 oranında artırılan asgari ücretin değişik türden etkileri halen tartışılan bir konu. Bu yüksek artışın muhtemel etkileri arasında ücretli istihdamın, daha özgün olarak da ücretli çalışanlarda kayıt dışılığın ne yönde ve ne ölçüde etkilediği önemli bir yere sahip. Çeşitli ülkelerle ilgili yapılan çalışmalar genelde asgari ücret artışlarının istihdam üzerinde dikkate değer bir etkisinin görülmediğini öne sürse de, kayıt dışı istihdam üzerinde olumsuz etkinin varlığını ortaya koyuyor. Türkiye bağlamında ise, 2004 yılında gerçekleşen benzer boyuttaki asgari ücret artışını araştıran az sayıdaki çalışma da kayıt dışılık etkisini saptıyor. Asgari ücrete yapılan son zammın etkilerinin kapsamlı ölçüde araştırılması için henüz erken olsa da, asgari ücretli oranı ve kayıt dışılıkta sektörler arasında gözlemlenen büyük farklardan ve yola çıkarak yaptığımız Şubat 2014-2015 dönemi ile Şubat 2015-2016 dönemi karşılaştırması, en son asgari ücret artışının kayıt dışılığı olumsuz etkilemekte olduğuna dair dikkat değer bulgular sergiliyor.

pdf. ArastirmaNotu196

HER ÜÇ GENÇTEN BİRİ EĞİTİMİNE DEVAM ETMİYOR

Gökçe Uysal, Melike Kökkızıl ve Selin Köksal

2013 ve 2014 Hanehalkı İşgücü Anketi verileri kullanılarak hazırlanan bu araştırma notunda Türkiye’de 15-19 yaş aralığındaki gençlerin eğitim durumları değerlendirilmiştir. Buna göre 2014 yılında her üç gençten biri başka bir deyişle 2 milyon 175 bin genç eğitime devam etmemektedir. Okula devam etmeyen gençlerin yaklaşık yüzde 73,6’sı en fazla ilköğretim mezunudur. Eğitim hayatını bırakmış gençlerin azımsanmayacak bir kısmı işgücü piyasasına da girmemektedir. Yaklaşık 900 bin ise ne eğitimine devam etmektedir ne de işgücü piyasasındadır. Ne eğitimde ne de işgücünde olan gençlerin yüzde 73’ünü kadınlar oluşturmaktadır. Gençlerin beşeri sermayelerine yatırım yapmak, eğitim sisteminin dışında kalan gençleri geri kazanmak ve böylece emek verimliliği arttırmak, Türkiye’nin orta gelir tuzağı sorununu aşması için önem taşımaktadır. Zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılmış olması gençlerin okula kayıt olmalarını sağlasa da okula devam etme sorununa çözüm getirememiştir.

doc. ArastirmaNotu195

pdf. ArastirmaNotu195

YOKSUL İLE ZENGİN ARASINDAKİ ENFLASYON FARKI 8 YILDA 20 PUANI GEÇTİ

Seyfettin Gürsel, Melike Kökkızıl ve Selin Köksal

Yönetici Özeti

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan enflasyon sepeti ağırlıklandırması esasen temsili (ortalama) hane halkının harcamalarının bileşimini yansıtmaktadır. Dolayısıyla tüketici fiyat değişimleri de (TÜFE enflasyonu) bu temsili hane halkının maruz kaldığı enflasyondur. Oysa farklı gelir ve harcama gruplarında yer alan hanelerde tüketim sepetinin mal ve hizmet bileşimi de farklıdır. Bu nedenle enflasyon oranları da zaman içinde az ya da çok farklılaşabilir. Bu araştırma notunda, TÜİK’in Hane halkı Bütçe Anketi’nin (HBA)  tüketim harcamaları bilgileri kullanılarak, 2003 Aralık-2016 Nisan dönemi için en zenginden en yoksula yüzde 20’lik harcama gruplarına ait farklı enflasyon oranları hesaplanmıştır. Buna göre zengin kesimden yoksul kesime gidildikçe enflasyon endeksinin yaklaşık son sekiz yıldır yoksulun aleyhine geliştiği görülmektedir. Bundan önceki notumuzda 2014 sonu itibariyle zengin ile yoksul enflasyonu arasındaki fark yüzde 18,1 iken 2016 Nisan itibariyle fark 3,3 puan daha artarak yüzde 21,4’e yükselmiştir. Yoksullar aleyhine gelişen enflasyon farkı esas olarak konut ve gıda fiyat artışının ortalama enflasyonun üzerinde artmasından kaynaklanmaktadır.

doc.ArastirmaNotu194

pdf.ArastirmaNotu194

HER ÜÇ ÇOCUKTAN BİRİ MADDİ YOKSUNLUK İÇİNDE

Seyfettin Gürsel, Gökçe Uysal ve Selin Köksal

Yönetici Özeti

Avrupa Birliği’nin yoksunluk tanımına göre 2014 yılında Türkiye’de yaklaşık her üç çocuktan biri, başka bir deyişle 7 milyondan fazla çocuk şiddetli maddi yoksunluk çeken hanelerde yaşamaktadır. Avrupa’nın geneli ile karşılaştırıldığında, Türkiye hem daha düşük kişi başı gelire sahip ülkelerin hem de ekonomik krizden şiddetli olarak etkilenmiş ülkelerin gerisinde kalmaktadır. Çocuklar arasındaki şiddetli maddi yoksunluk sorunu, batı bölgelerinden doğu bölgelerine doğru gidildikçe daha ciddi bir hal almaktadır. Türkiye’de maddi yoksunluk çeken hanelerde yaşayan çocukların yarısından fazlası Akdeniz, Kuzey Doğu Anadolu, Orta Doğu Anadolu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerinde ikamet etmektedir. Şiddetli maddi yoksunluğun alt kalemlerine bakıldığında her dört çocuktan üçünün yılda bir haftalık tatil yapamayan hanelerde yaşadığı, yarısından fazlasının hanesinde otomobil olmadığı görülmektedir. Bunun yanı sıra çocukların yaklaşık yüzde 40’nın protein ihtiyacını et, tavuk ya da balık ile karşılayamadığı gözlemlenmektedir. Sonuç olarak Türkiye, çocuk yoksulluğuyla mücadele konusunda daha etkin sosyal politikalara ihtiyaç duymaktadır.

doc.ArastirmaNotu193

pdf.ArastirmaNotu193

ÜNİVERSİTE MEZUNU KADINLARIN İŞSİZLİKLE İMTİHANI

Seyfettin Gürsel, Gökçe Uysal ve Mine Durmaz

Yönetici Özeti

Bu araştırma notunda Türkiye işgücü piyasasında son bir yıl içerisinde gözlemlenen işgücü, istihdam ve işsizlik verileri toplumsal cinsiyet ayrımında inceleniyor. Yıllık değişimleri temel alan bu analizin sonuçları kadın işgücünün erkeklere kıyasla hızla arttığına dikkat çekiyor. 2015 yılının ikinci yarısında erkeklerin ve kadınların işsizlik oranlarının farklılaştığı, kadın işsizlik oranlarının daha hızlı arttığı görülüyor.

doc. ArastirmaNotu192

pdf. ArastirmaNotu192

REİSİ KADIN OLAN 1,2 MİLYON HANE YOKSUNLUK İÇİNDE YAŞIYOR

Gökçe Uysal ve Mine Durmaz

Gerek toplumsal cinsiyet eşitliği gerekse gelecek nesillerin fırsat eşitliği açısından aile reisi kadın olan hanelerin durumu hem akademik araştırmaların hem de politika yapıcıların üzerinde durduğu bir konudur. 2014 yılı Gelir ve Yaşam Koşulları Anketi verilerine göre kadın aile reisleri iki farklı profile sahiptir, genç, eğitimli ve işgücü piyasasına bağlılığı nispeten kuvvetli kadınlar ile yaşlı, eğitim seviyesi düşük ve yalnız yaşayan kadınlar. Yine de hangi profilden olursa olsun aile reisinin kadın olduğu hanelerde maddi yoksunluk daha yaygındır. Reisi kadın olan hanelerin en azından maddi  yoksunluktan çıkmaları için özel politikalara ihtiyaç duyulduğu ortadadır. Bu politikaların tasarımında kadınların işgücü piyasası bağlılıklarının zayıflatılmamasına dikkat edilmesi gerekmektedir.

doc. ArastirmaNotu191

pdf. ArastirmaNotu191

ASGARİ ÜCRET ETKİSİ GENÇLERDE VE KADINLARDA YOĞUNLAŞIYOR

Seyfettin Gürsel, Gökçe Uysal ve Melike Kökkızıl

Bu araştırma notunda Ocak 2016’dan itibaren geçerli olan asgari ücret artışının işgücü piyasası üzerindeki etkileri, TÜİK tarafından yayımlanan Hanehalkı İşgücü Anketi 2013 yılı verileri güncelleştirilerek incelenmektedir. Asgari ücretteki artışın işgücü piyasasındaki farklı grupları farklı oranlarda etkileyeceği görülmektedir. Veriler özellikle 15-24 yaş grubundaki gençlerin, kısmen de kadınların ortalama ücretlerinde dikkate değer artışların olabileceğini göstermektedir. Ancak, kayıt dışılığın ve işsizliğin göreli olarak yüksek olduğu bu gruplarda ücret artışların bu olumsuzlukları teşvik etmesi muhtemeldir.

doc. ArastirmaNotu190

pdf. ArastirmaNotu190

İşgücü Piyasası Görünümü: Şubat 2016

HİZMETLER VE İNŞAATTA İSTİHDAM ARTIŞLARI

Seyfettin Gürsel, Gökçe Uysal  ve Melike Kökkızıl

Mevsim etkilerinden arındırılmış işgücü verilerine göre tarım dışı işsizlik, Kasım 2015 döneminde bir önceki döneme kıyasla 0,2 yüzde puan azalarak yüzde 12,4 olarak kaydedilmiştir. Hem yıllık hem aylık veriler tarım dışı istihdamda güçlenen artışa paralel olarak tarım dışı işsizliğin gerilediğine işaret etmektedir. Bu dönemde tarım ve sanayi sektörlerinde istihdam kayıpları kaydedilmiştir. Buna karşın istihdam inşaatta 34 bin, hizmetlerde ise 97 bin artmıştır.

doc. IsgucuGorunum2016M02

pdf. IsgucuGorunum2016M02

ASGARİ ÜCRETTEKİ ARTIŞIN BÖLGESEL ETKİLERİ

Seyfettin GürselGökçe Uysal ve Melike Kökkızıl

Bu araştırma notu yüksek oranlı asgari ücret artışının ücret dağılımına olası etkilerine dair bir tahmin yapmayı amaçlamaktadır. Hanehalkı İşgücü Anketi 2013 yılı mikro verileri güncelleştirilerek yapılan analizde, Kasım 2015 itibariyle özel sektörde tam zamanlı, kayıtlı ve ücretli çalışan bireylerin Türkiye genelinde yüzde 57,3’ünün, yani yarısından fazlasının net asgari ücret olarak belirlenen seviyenin altında ücret kazandığı ortaya çıkmaktadır. Bölgesel işgücü piyasalarına bakıldığında ücret şokunun ortalama ücretleri kimi bölgelerde (yüksek ücretli bölgeler) sınırlı kimi bölgelerde ise güçlü şekilde artıracağı beklenmektedir. Asgari ücretin 1300 TL’ye çıkmasıyla birlikte İstanbul ve Ankara dışındaki tüm bölgelerde ortanca ücretin 1300 TL’ye çıkması muhtemeldir. Diğer bir deyişle, hem ücretlerde azımsanamayacak büyüklükte bir artış olması beklenmektedir hem de bu artış özel sektörde tam zamanlı, kayıtlı ve ücretli çalışanların yarısından fazlasını etkileyecektir. Kuşkusuz, Türkiye gibi işgücüne katılım oranlarının düşük olduğu bir ülkede asgari ücretin artması işgücü piyasasına girişi özendirecektir. Ancak diğer taraftan, asgari ücretin artmasına paralel olarak artan firma maliyetlerinin firmaların kayıt dışı istihdam yaratma eğilimini güçlendirme ihtimali göz ardı edilemez.

doc. ArastirmaNotu189

pdf. ArastirmaNotu189

ÇALIŞAN 757 BİN KİŞİ İŞ ARIYOR

Seyfettin Gürsel, Gökçe Uysal ve Mine Durmaz

İşsizlerin ve çalışmak istediği halde iş aramaktan vazgeçmiş olan ümidi kırık bireylerin sayısı Türkiye işgücü piyasasında yakından takip edilen istatistiklerdir. Bu iki istatistiğe ek olarak çalıştığı halde iş aramaya devam eden bireylerin sayısı, işgücü piyasasına dair önemli bilgiler içerir. Türkiye’de çalışan yaklaşık 25,5 milyon bireyin 757 bini (yüzde 3) çalışıyor olmasına rağmen iş aramaya devam etmektedir. Çalıştığı halde iş arayan bireylerin oranı 2009’dan 2012’ye istikrarlı şekilde gerilemiş, ancak 2013’te artmıştır. Bu bireylerin büyük çoğunluğunun ücretlerinden memnun olmadığı için iş aradığını, azımsanamayacak bir kısmı da çalışma şartlarından şikayetçi olduğunu söylemektedir. Çalıştığı halde iş aramanın kayıt dışı çalışanlar arasında daha yaygın olduğu da görülmektedir.

doc. ArastirmaNotu188

pdf. ArastirmaNotu188

« Önceki sayfaSonraki sayfa »