İşgücü Piyasası Görünümü: Şubat 2017

İŞSİZLİKTE ARTIŞ DEVAM EDİYOR

Seyfettin Gürsel, Gökçe Uysal ve Selin Köksal

Mevsim etkilerinden arındırılmış işgücü verilerine göre tarım dışı işsizlik oranı Kasım 2016 döneminde bir önceki döneme kıyasla 0,2 puan artarak yüzde 14,1 olarak gerçekleşmiştir. Kasım 2016 döneminde istihdam artışları  kısıtlı kalmıştır. İstihdam tarımda 5 bin, inşaatta 9 bin, hizmetlerde 21 bin, sanayide ise 34 bin kişi artmıştır. Buna karşın tarım dışı işgücü 135 bin artarak 25 milyon 710 bine, tarım dışı istihdam ise 65 bin artarak 22 milyon 85 bine yükselmiştir.  Bu gelişmelerin sonucunda tarım dışı işsiz sayısı 70 bin artarak 3 milyon 625 bine ulaşmıştır. Betam tahmin modeli tarım dışı işsizlik oranının Aralık döneminde yüzde 14,1 seviyesinde sabit kalacağını öngörmektedir.

doc. IsgucuGorunum2017M02

pdf. IsgucuGorunum2017M02

 

Ekonomik Büyüme ve Tahminler: Şubat 2017

Son Çeyrekte Canlanma

Ozan Bakış ve Mine Durmaz

Türkiye İstatistik Kurumu SNA-2008 ve ESA-2010’a uyum kapsamında gerçekleştirdiği revizyon çalışmaları sonucu ulusal hesaplar sistemini tamamen değişti (bkz. Betam AN 16/203). Eski seriler ile yeni seriler arasında tanım, seviye ve oran farkları olduğu için eski tahmin modelimiz büyük ölçüde işlevini yitirdi. Bu notta güncellenen tahmin modelimizi ve ilk tahmin sonuçlarını okurlarımızla paylaşıyoruz. 2016 yılının üçüncü çeyreğinde görülen daralmadan sonra dördüncü çeyrek büyümesi için yaptığımız bu ilk tahminde neredeyse tüm öncü göstergeler ekonomide bir toparlanma olduğunu ortaya koyuyor. Kesinleşen Ekim, Kasım ve kısmen Aralık verilerini kullanarak yaptığımız tahminlere göre 2016 yılının son çeyreği için çeyrekten çeyreğe büyüme oranını 2,1, geçen yılın son çeyreğine göre büyüme oranını yüzde 5,7 ve son olarak 2016 yılının geneli için yıllık büyüme oranını yüzde 3,0 olarak tahmin ediyoruz.

pdf. EkonomikBuyume2017M02

TURKEY LABOR MARKET NETWORK MEETING

                        

TURKEY LABOR MARKET NETWORK MEETING

26-27 January 2017, Bahçeşehir University, B 401

 

26 January 2017

9:30 – 10:00 Opening remarks

10:00 – 10:40  The Economic Impact of Syrian Refugees on Host Countries: Quasi-Experimental Evidence from Turkey, Semih Tumen

10:40 – 11:20 An Overview Of the ILO Strategy in Responding to the Syrian Influx in Turkey, Nejat Kocabay, ILO / UCW

11:20 – 12:00 Geçici Koruma Altındaki Suriyeliler ve İŞKUR’un Bu Alanda Yürüttüğü Girişimler, Kagan Bayramoğlu/ ISKUR

12:00 – 12:40 Shifting Scales: Refugee Reception and Labor Market Integration in Turkey, Ulas Sunata

12:40 – 14:00 Lunch

14:00 – 14:40 The Impact of the Integration of Syrian Refugees  on the Labour Market in Turkey: A survey on the Istanbul Textile Manufacturing Sector, Ertan Erol et al.

14:40 – 15:20 Labor Market Effects of Massive Migration: Theory and Evidence from the Syrian Refugees in Turkey, Tomoko Utsumi  and Norman V. Loayza

15:20 – 16:00 Fertile Lands Bitter Lives: Syrian Agricultural Workers in Turkey, Saniye Dedeoglu

16:00 –16:30 Work Permits of Syrian under Temporary Protection in Turkey, Harun Aydogmus/MoLSS

16:30 – 16:45 Coffee break

16:45 – 17:15 Panel: Seyfettin Gursel (Bahcesehir University), Furio Rosati (Understanding Children’s Work), Abdurrahman Aydemir (Sabanci University) and Iraz Oyku Soyalp (UNICEF)

 

27 January 2017

 

9:30 – 10:10 The Effect of Education on Internal Migration in Turkey, Murat Kırdar, Abdurrahman Aydemir, Huzeyfe Torun

10:10 – 10:50  Determinants of Educational Mismatch in Turkish Labor Market, Bilge Eriş Dereli

10:50 – 11:30  Impact of Turkish Policy Reform on Labor Force Status of Disabled Males: A Difference-in-Differences Analysis, Deniz Karaoglan and Burcu Duzgun Onel

11:30 – 12:10 Decentralized Collective Bargaining: A Solution to Economic Crises: The Turkish Case, Berrin Ceylan Ataman and Kubra Yenisey Dogan

12:10 – 13:30 Lunch

13:30 – 14:10 Türkiye’de Zaman Kullanımında Gözlenen Değişimlerin Ayrıştırılması, Uğur Akkoç and Emel Memiş

14:10 – 14:50 Türkiye’deki Sağlık Hizmetlerinden Vatandaş Memnuniyetinin Değerlendirilmesi: 2004-2015 Dönemi, Seyit Mümin Cilasun and Ali Berker

14:50 – 15:10 Coffee break

15:10 – 15:50 Structural Change in Wage Differentiation Patterns For Turkey in Terms of Working in The Same Industry, Bengi Yanık Ilhan and Yasin Kutuk

 

İşgücü Piyasası Görünümü: Ocak 2017

İŞSİZLİKTE SERT ARTIŞ

Seyfettin Gürsel, Melike Kökkızıl  ve Selin Köksal

Mevsim etkilerinden arındırılmış işgücü verilerine göre tarım dışı işsizlik oranı Ekim 2017 döneminde bir önceki döneme kıyasla 0,4 puan artarak yüzde 13,9 olarak gerçekleşmiştir. Mayıstan bu yana artmakta olan işsizlik Eylül döneminde sınırlı bir düşüş sergilemişti. Ekim döneminde istihdam tarımda 69 bin, inşaatta 42 bin azalırken, sanayide 22 bin, hizmetlerde ise 66 bin artmıştır. Bu gelişmeler doğrultusunda tarım dışı işgücü 172 bin artarak 25 milyon 592’ye, tarım dışı istihdam ise 46 bin artarak 22 milyon 35 bine yükselmiştir.  Bu gelişmelerin sonucunda tarım dışı işsiz sayısı 126 bin artarak 3 milyon 557 bine ulaşmıştır. Betam tahmin modeli tarım dışı işsizlik oranının Kasım döneminde sabit kalarak yüzde 13,9 olacağını öngörmektedir.

doc. IsgucuGorunum2017M01

pdf. IsgucuGorunum2017M01

KAPSAYICI BÜYÜMENİN KARŞILIĞI: DÜŞEN HANEHALKI TASARRUF ORANI

Seyfettin Gürsel, Gökçe Uysal ve  Melike Kökkızıl

Hane Halkı Bütçe Anketleri (HBA) verilerinde Türkiye’de hane halkı tasarruflarının 2003-2014 döneminde yüzde 13,7’den yüzde 6,8’e düştüğü ve bu düşüşün neredeyse tüm gelir dilimlerinde gerçekleştiği görülmektedir. Hane halkı tasarruflarındaki gerilemeler esasen dayanıklı tüketim mallarına yönelik harcamalardaki artıştan kaynaklanmaktadır. Veriler dayanıklı tüketimin hane gelirindeki ortalama payının 2005 yılında yüzde 10,8 iken 2014’te yüzde 14,6’ya yükseldiğini ortaya koymaktadır. Özellikle ikinci el otomobil ve mobilya harcamalarında önemli artışlar gözlemlenmektedir. İkinci el otomobilin dayanıklı tüketim harcamasının içerisindeki payı 2005’te yüzde 6,6 iken 2014’te yüzde 38,4’e çıkmıştır. Genel olarak bu tüketim mallarındaki harcama artışının her bir hanenin yaptığı harcamanın artmasından ziyade daha çok sayıda hanenin bu harcamaları yapabilir hale gelmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu durum kapsayıcı büyümenin bir göstergesi olmakla birlikte gelir artışına rağmen tasarruflardaki düşüşün de bir nedenidir. Kapsayıcı büyümenin bir göstergesi olması açısından dayanıklı tüketim mallarının yaygınlaşması sevindirici olmakla birlikte kronik olarak cari açık veren bir ekonomisi olan Türkiye’nin hane halkı tasarruflarının düşmüş olması endişe vericidir.

doc. ArastirmaNotu204

pdf. ArastirmaNotu204

ESKİ VE YENİ GSYH SERİLERİ ARASINDAKİ FARKLAR VE NEDENLERİ

Ozan Bakış

Türkiye İstatistik Kurumu SNA-2008 ve ESA-2010’a uyum kapsamında gerçekleştirdiği revizyon çalışmalarının sonuçlarını kamuoyu ile paylaştı. TÜİK ulusal hesaplar sistemini tamamen değiştirdiği ve eski seriler ile yeni seriler arasında tanım, seviye ve oran farkları olduğu için neyin neden değiştiğini anlamak için detaylı bir analize ihtiyaç duyulmaktadır. Vardığımız ilk bulgular şöyle özetlenebilir:

  1. Eski milli gelir serileri ile kıyaslandığında yeni serilerdeki en büyük fark genelde yatırım harcamalarında, özelde inşaat yatırımlarında ortaya çıkmaktadır. 2015 yılı itibariyle yeni serilerdeki yatırım harcamaları cari fiyatlarla yaklaşık 300 milyar TL daha yüksek olup bunun yaklaşık 250 milyar TL’lik kısmı inşaat yatırımlarının daha yüksek olmasından kaynaklanmaktadır.
  2. Daha önce veri kalitesinin yetersizliğinden dolayı katma değeri eksik ölçülen iktisadi faaliyet alanları (NACE Rev.2 sınıflamasına göre) en başta inşaat sektörü olmak üzere, imalat sanayi, ve kısmen bazı hizmet sektörleridir.
  3. İdari kayıt kullanımı şüphesiz veri kalitesini ve devamlılığını artırmada ileriye yönelik büyük bir adımdır. Gelişmiş dünya örneklerinin de izlediği yol budur. Bununla beraber, GİB ve SGK gibi kurumlardan elde edilen idari kayıtların özellikle KOBİ’lerde firmaların gerçek durumunu yansıtmayabileceği endişesi mevcuttur.

doc. arastirmanotu203

pdf. arastirmanotu203

ÇOCUKLARA KİM BAKIYOR? KADIN İŞGÜCÜNE KATILIMI VE TOPLUMSAL CİNSİYET

Hande Paker ve Gökçe Uysal

Bu araştırma notunda çocuk bakımıyla ilgili çeşitli görevlerin anne ve baba arasında nasıl paylaşıldığına odaklanılmaktadır. Çocuk bakımı görevlerinin dağılımı kadının işgücüne katılımıyla ilişkisi çerçevesinde ele alınmaktadır. Veriler Türkiye’de çocuk bakımının büyük ölçüde toplumsal cinsiyet eşitsizliği ile belirlendiğini göstermektedir. Çocuk bakımı görevlerinin paylaşımı sadece kadınlar açısından çarpıcı bir biçimde adaletsiz olmakla kalmayıp, aynı zamanda çocukları gelişimlerinde babaların yapacağı katkıdan mahrum bırakmaktadır. İşgücünde olan kadınların bile yarısı çocuğun altını her zaman kendi değiştirdiğini söylemektedir. Genellikle kendisinin yaptığını söyleyen kadınlar da dâhil edildiğinde işgücünde olan kadınların yüzde 80’i alt değiştirme görevini ağırlıklı olarak yüklenmektedir. Çocuğa yemek yedirme ve hazırlama görevinin paylaşımında alt değiştirme paylaşımına benzer sonuçlar görülmektedir. Çocukların yaşı büyüdükçe ve çocuklarla ilgili bakım görevleri değiştikçe bu görevlerin eşler arasında eşit şekilde paylaşıldığını söyleyen kadınların oranı artmaktadır. Ancak çocuk bakımı görevlerinin en eşit paylaşıldığı durumda bile eşit paylaşanların oranının yüzde 40’ın altında kaldığı görülmektedir.

doc. arastirmanotu202

pdf. arastirmanotu202

 

İşgücü Piyasası Görünümü: Aralık 2016

İŞSİZLİKTEKİ ARTIŞ DURDU

Seyfettin Gürsel, Gökçe Uysal ve Selin Köksal

Mevsim etkilerinden arındırılmış işgücü verilerine göre tarım dışı işsizlik oranı Ağustos 2016 döneminde bir önceki döneme kıyasla değişmeyerek yüzde 13,5 olarak gerçekleşmiştir. Bu dönemde istihdam tarımda 90 bin,  sanayide 36 bin, inşatta 98 bin, hizmetlerde ise 41 bin artmıştır. Bu gelişmeler doğrultusunda tarım dışı işgücü 202 bin artarak 25 milyon 412’ye, tarım dışı işsiz sayısı 27 bin artarak 3 milyon 431 bine ulaşmıştır. Bu dönemde inşaat sektöründeki olağanüstü istihdam artışı işsizliğin artmasını engellemiştir. Betam tahmin modeli tarım dışı işsizlik oranının Eylül 2016’da yüzde 13,5’ten Ekim 2016’da yüzde 13,6’ya artacağını öngörmektedir.

doc. isgucugorunum2016m12

pdf. isgucugorunum2016m12

TÜRKİYE İŞGÜCÜ PİYASASI ARAŞTIRMA AĞI KONFERANSI TEBLİĞ ÇAĞRISI

logos

TÜRKİYE İŞGÜCÜ PİYASASI ARAŞTIRMA AĞI KONFERANSI

TEBLİĞ ÇAĞRISI

Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (Betam) ve Dünya Bankası ortaklığıyla yedincisini düzenleyeceğimiz Türkiye İşgücü Piyasası Araştırma Ağı Konferansı  26 Ocak Perşembe günü Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Kampüsü’nde yapılacaktır.

Türkiye işgücü piyasası üzerine yapılan araştırmaları sunmak, araştırma boşluklarını belirlemek, işgücü piyasası politikalarındaki yenilikleri ve değişimleri tartışmak amacıyla düzenlenen bu konferansta Türkiye işgücü piyasası üzerine çalışan akademisyenleri, kamu yetkililerini ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerini görmeyi çok isteriz.

Konferansta tebliğ sunmak isteyenlerin 15 Aralık’a kadar tebliğ başlıklarını ve eğer mümkünse özetlerini gokce.uysal@eas.bau.edu.tr adresine e-mail atmalarını rica ediyoruz.

 

TURKEY LABOR MARKET NETWORK MEETING

CALL FOR PAPERS

Bahcesehir University Center for Economic and Social Research, the Understanding Children’s Work (UCW) programme and the World Bank will co-host the seventh Turkey Labor Market Network Meeting on January 26th, Thursday at the Besiktas Campus of Bahcesehir University.

The goal of the event is to present new research, pinpoint research gaps, and discuss new labor market policies as well as changes in old policies. Academicians, policy makers and representatives of non-governmental organizations who work on the labor markets in Turkey are all invited to attend and present.

Those who would like to present are kindly invited to send the title of their presentation and an abstract by December  15 th, to gokce.uysal@eas.bau.edu.tr .

 

 

VERİMSİZLİK TUZAĞININ SEKTÖREL KAYNAKLARI

Seyfettin Gürsel, Ozan Bakış ve Selin Köksal

Orta gelir tuzağı sorunsalı bağlamında kişi başı GSYH’daki değişimi emek verimliliği, istihdam oranı ve çalışabilir nüfusun oranı bileşenlerine ayrıştırarak ekonomik büyümenin düzeyinin ve niteliğinin 2005(4)-2016(2) döneminde nasıl farklılaştığını belirli aralıklarla yayınladığımız araştırma notlarıyla takip ettik. Konuyla ilgili son notumuzda son dört buçuk yılda Türkiye’nin hem düşük tempoda büyüdüğünü hem de büyümeyi destekleyen emek verimliliği artışının kişi başı GSYH’a çok sınırlı bir katkı yaptığını vurgulamıştık. Düşük büyümenin özel yatırımlarda gözlemlenen durağanlığın yanı sıra emek verimliliğinde gözlemlenen durağanlıktan da önemli ölçüde kaynaklandığına şüphe yok.

Bu araştırma notunda emek verimliliğindeki büyük değişimin dört sektörel kaynaklarına (tarım, sanayi, hizmetler ve inşaat) odaklanıyoruz. İncelenen dönemde sektörel emek verimliliği (sektörün reel katma değeri/çalışan sayısı) çeyrekler itibariyle dört çeyreklik hareketli ortalamalar şeklinde izlendiğinde başlıca bulgular şu şekilde özetlenebilir:

  • Yüksek büyüme-Yüksek verimlilik artışı şeklinde tanımladığımız 2005(1)-2008(1) döneminde tüm sektörlerde yüksek emek verimlilik artışları söz konusudur. En yüksek artış sanayi sektöründe gerçekleşmiştir.
  • Krizden güçlü çıkış dönemi (2009(2)-2011(2) büyümeye yüksek istihdam artışının önemli katkı yaptığı, aynı zamanda emek verimliğinin de artmaya devam ettiği bir dönem olmuştur. Ancak verimlilik artışı sanayi ve hizmetler sektörüyle sınırlı kalmış, özellikle inşaat sektöründe verimlilik hızla azalmıştır.
  • Bozulan makroekonomik dengelerin bastırmasıyla tasarlanan “dengeli büyümeye” geçiş (2011(3)-2013(2) döneminde GSYH artışı planlanandan (yüzde 4-5) daha düşük düzeyde kalırken emek verimliliğinin kişi başı gelir artışına katkısında ilk kez azalma ortaya çıkmıştır. Bu olumsuz gelişme büyük ölçüde inşaat ve hizmet sektörlerindeki verimlilik düşüşlerinden kaynaklanırken, sanayi sektöründe emek verimlilik artışının çok sınırlı kalması dikkat çekicidir.
  • Son dönemde (2013(3)-2016(2)) toplam emek verimliliğinde çok sınırlı da olsa bir artış gerçekleşmiştir. Ancak bu artış çok büyük ölçüde sanayide gözlemlenen yüksek emek verimliliği artışından kaynaklanmış, tarım verimliliğinde gözlemlenen sınırlı verimlilik artışı da toplam verimliliğe az da olsa katkı yapmıştır. Buna karşılık hizmetlerde ve inşaat emek verimliliğinde gerileme devam etmiştir.

doc. ArastirmaNotu201

pdf. ArastirmaNotu201

 

« Önceki sayfaSonraki sayfa »