7 MİLYON 200 BİN ÇOCUK MADDİ YOKSUNLUK İÇİNDE YAŞIYOR

Seyfettin Gürsel, Gökçe Uysal ve Selin Köksal

Avrupa Birliği’nin yoksunluk tanımına göre 2015 yılında Türkiye’de yaklaşık her üç çocuktan biri, başka bir deyişle 7 milyon 210 bin çocuk şiddetli maddi yoksunluk çeken hanelerde yaşamaktadır. Avrupa’nın geneli ile karşılaştırıldığında, Türkiye hem daha düşük kişi başı gelire sahip ülkelerin hem de ekonomik krizden şiddetli olarak etkilenmiş ülkelerin hala gerisindedir. Çocuklar arasındaki şiddetli maddi yoksunluk sorunu, batı bölgelerinden doğu bölgelerine doğru gidildikçe daha endişe verici bir hal almaktadır. Güney Doğu Anadolu bölgesinde ikamet eden çocukların yarısından fazlası şiddetli maddi yoksunluk içindedir. 2014 yılından 2015 yılına şiddetli maddi yoksunluk çeken çocukların oranında çok az bir artış görülmekle beraber Batı Marmara, Ege, Akdeniz, Orta Anadolu, Batı Karadeniz ve Güney Doğu Anadolu bölgelerindeki çocukların yoksunluk oranlarında artışlar göze çarpmaktadır. Bu artışların özellikle ısınma ve beslenme ihtiyaçlarını giderememe ve beklenmeyen harcamaları karşılayamamaktan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu süre zarfında İstanbul, Batı Anadolu, Doğu Marmara, Kuzeydoğu ve Orta Doğu Anadolu bölgelerinde yaşayan çocukların yoksunluklarında azalma kaydedilmiştir. Bu düzelmeler yine ısınma ihtiyacını giderememe ile kira ve faturaları ödeyememe kalemlerinde gerçekleşmiştir. Genel olarak Türkiye’nin çocuk yoksunluğu ile mücadelede tüm bölgeleri kapsayıcı şekilde etkin bir yol izleyemediği görülmektedir.

doc. ArastirmaNotu209

pdf. ArastirmaNotu209

 

GÖÇMENLER ve BREXIT

Ebru Canan-Sokullu

Son yıllarda daha gözle görünür bir sorun haline gelen göç olgusu Brexit kampanyası için önemli bir malzemeydi. Özellikle Muhafazakâr Parti öncülüğünde şekillendirilen “İngiltere’nin AB’den bağımsızlığı ve egemenliği” söylemi göçmen-karşıtlığını ve yabancı düşmanlığını normalleştirmeyi hedefledi. Bu çalışma İngiltere’de Avrupa-şüpheci siyasal elitin sorunsallaştırdığı göç ve göçmen-karşıtlığının İngiliz kamuoyundaki karşılığını incelemekte ve (i) göçün en önemli sorunların başında algılandığını, (ii) göçmenlerin Avrupalı-Avrupalı olmayan şeklinde ayrıştırılmadığını, (iii) göçün ve göçmenlerin yarattığı endişelerden ziyade gerek ekonomik gerekse kültürel bir zenginlik olarak algılandığını ortaya koymaktadır. İngiliz kamuoyu siyasi söylemlere karşı nötr kalmamakla birlikte hükümetlerin göçmen politikaları ile ilgili performansının da düşük olduğunu ortaya koyan bu çalışmada seçmenlerin ideolojik konumlandırmalarının siyasi iktidarın göç politikası söz konusu olduğunda izlenen göç politikasına temkinli yaklaştığı görülmektedir.

doc. ArastirmaNotu208

pdf. ArastirmaNotu208

İşgücü Piyasası Görünümü: Nisan 2017

İŞSİZLİK ARTIŞINDA SOLUKLANMA

Seyfettin Gürsel, Gökçe Uysal ve Mine Durmaz

Mevsim etkilerinden arındırılmış işgücü verilerine göre tarım dışı işsizlik oranı Ocak 2017 döneminde bir önceki döneme kıyasla 0,1 puan azalarak yüzde 14,1 olarak gerçekleşmiştir. Önceki dönemde düşüş sergileyen tarım dışı işgücü 109 bin artarken tarım dışı istihdam artışı 119 bine ulaşmış, işsiz sayısı da 10 bin azalmıştır. Bu azalmanın en önemli etkeni hizmetlerde önceki dönem gerileyen istihdamda Ocak 2017 dönemindeki 96 binlik güçlü bir artıştır. Sanayi ve inşaatta istihdam artışları sınırlıdır. Betam tahmin modeli tarım dışı işsizlik oranının Şubat 2017 döneminde yüzde 14,0 seviyesine düşeceğini öngörmektedir.

doc. IsgucuGorunum2017M04

pdf. IsgucuGorunum2017M04

 

Türkiye’de Tütün Piyasası: 1961-2015

Seyfettin Gürsel, Ozan Bakış ve Mine Durmaz

2013 yılı verilerine göre tütün 128 ülkede 7,4 milyon üretimi yapılan bir bitkidir. Türkiye 2013 yılındaki yaklaşık 90 bin tonluk toplam tütün üretimi ile üretici ülkeler arasında 10. Sırada yer alırken, oryantal tip tütün üretiminde Dünya lideri konumundadır. Tütün piyasası cumhuriyetin ilk kuruluş yıllarından itibaren devletin tekelinde olmuş ve belli dönemlerdeki mevzuat düzenlemeleriyle tütün piyasası regüle edilmiş ve 2002 yılında devlet destekli alımlar sonlandırılarak 2008 yılında da Tekel özelleştirilmiştir. Bu değişiklikler ve uygulanan politikalar tütün üretimini doğrudan etkilemiştir.

 
Bu araştırma notunda uzun dönemde (1961-2015) Türkiye’deki tütün piyasasındaki gelişmeleri üretim, ekilen alan ve verimlilik açısından sistemde meydana gelen değişikliklerle ilişkilendirerek analiz ediyoruz. 1961-1973 yılları arasında tütün üretimi yatay bir seyir izlerken, 1974-1986 ekonomik konjektüre bağlı olarak Tekel’in alım fiyatlarını düşürmesi üretimin azalmasına, 1987-1993 döneminde Tekel’in yüksek alım fiyat politikası üretimin tekrardan artmasına, 1993 yılında Tekel’in doğrudan gelir ödemeli kotalı alım politikası üretimin görece olarak azalmasına, 2002 yılında destekleme alımlarının ve 2008 yılında Tekel’in özelleştirilmesiyle ortaya çıkan yeni sistem tütün üretiminin iyice azalmasına neden olmuştur. 2011 yılından itibaren ise üreticilerin sisteme uyum sağlamaları ile tütün üretimi tekrardan artış eğilimi göstermeye başlamış. 2008 yılından itibaren özel sektörün ihracat içinde payı arttıkça tütünün ihracat birim fiyatı da yükselmiştir.

pdf. ArastirmaNotu207

İşgücü Piyasası Görünümü: Mart 2017

İŞSİZLİKTE ARTIŞ DURMUYOR

Seyfettin Gürsel, Gökçe Uysal ve Selin Köksal

Mevsim etkilerinden arındırılmış işgücü verilerine göre tarım dışı işsizlik oranı Aralık 2016 döneminde bir önceki döneme kıyasla 0,2 puan artarak yüzde 14,3 olarak gerçekleşmiştir. Aralık 2016 döneminde sanayi ve inşaat sektörlerinde istihdam kayıpları gerçekleşmiştir. İstihdam sanayide 51 bin, inşaatta 28 bin azalırken, hizmetlerde sadece 4 bin, tarımda ise 39 bin kişi artmıştır. Aralık 2016 döneminde tarım dışı işgücü 28 bin azalarak 25 milyon 637 bine, tarım dışı istihdam ise 85 bin azalarak 21 milyon 971 bine düşmüştür. Bu gelişmelerin sonucunda tarım dışı işsiz sayısı 47 bin artarak 3 milyon 666 bine ulaşmıştır. Betam tahmin modeli tarım dışı işsizlik oranının Ocak 2017 döneminde yüzde 14,4 seviyesine yükseleceğini öngörmektedir.

doc. IsgucuGorunum2017M03

pdf. IsgucuGorunum2017M03

REİSİ KADIN OLAN HANELERDE YOKSUNLUK ARTIYOR

Gökçe Uysal ve Selin Köksal

Gerek toplumsal cinsiyet eşitliği gerekse gelecek nesillerin fırsat eşitliği açısından aile reisi kadın olan hanelerin durumu hem akademik araştırmaların hem de politika yapıcıların üzerinde durduğu bir konudur. 2015 yılı Gelir ve Yaşam Koşulları Anketi verilerine göre aile reisinin kadın olduğu hanelerde maddi yoksunluk yaygınlaşmaktadır. Reisi kadın olan haneler arasında maddi yoksunluk çekenlerin oranı 2014 yılında yüzde 31’den 2015 yılında yüzde 37,9’a yükselmiştir. Bu süre zarfında beklenmedik harcamalarını karşılayamayan hanelerin oranı yüzde 45,6’ya, protein ihtiyacını gideremeyen hanelerin oranı yüzde 45,9’a yükselmiştir. Yaşadığı yeri yeterince ısıtamadığını belirten hanelerin oranı ise yüzde 20,6’dan yüzde 26,9’a çıkmıştır. Maddi yoksunluk oranlarındaki bu şiddetli kötüleşme reisin kadın olduğu hanelerin özel politikalara ihtiyaç duyduğuna işaret etmektedir. Bu politikaların tasarımında kadınların işgücü piyasası bağlılıklarının zayıflatılmamasına dikkat edilmesi elzemdir.

doc. ArastirmaNotu206

pdf. ArastirmaNotu206

 

Baba Eğitimi Çocukların Eğitimini Belirliyor

Ozan Bakış

Kuşaklar arası eğitim hareketliliği fırsat eşitliği açısından çok önemlidir. Bu araştırma notunda Türkiye’deki kuşaklar arası eğitim hareketliliğini Avrupa Birliği ülkeleri ile karşılaştırıyoruz. Elde edilen ilk sonuçlar Türkiye’de kuşaklar arası eğitim hareketliliğinin görece düşük olduğunu ortaya koyuyor. Yaşlı kuşaklar açısından iyice yüksek olan hareketlilik farkının genç kuşaklara gelince kapanmakta olduğunu görüyoruz. Eğitim eşitsizliği bakımından Türkiye hala en kötü eğitim dağılımına sahip ülkeler arasında yer alıyor.

pdf. ArastirmaNotu205

İşgücü Piyasası Görünümü: Şubat 2017

İŞSİZLİKTE ARTIŞ DEVAM EDİYOR

Seyfettin Gürsel, Gökçe Uysal ve Selin Köksal

Mevsim etkilerinden arındırılmış işgücü verilerine göre tarım dışı işsizlik oranı Kasım 2016 döneminde bir önceki döneme kıyasla 0,2 puan artarak yüzde 14,1 olarak gerçekleşmiştir. Kasım 2016 döneminde istihdam artışları  kısıtlı kalmıştır. İstihdam tarımda 5 bin, inşaatta 9 bin, hizmetlerde 21 bin, sanayide ise 34 bin kişi artmıştır. Buna karşın tarım dışı işgücü 135 bin artarak 25 milyon 710 bine, tarım dışı istihdam ise 65 bin artarak 22 milyon 85 bine yükselmiştir.  Bu gelişmelerin sonucunda tarım dışı işsiz sayısı 70 bin artarak 3 milyon 625 bine ulaşmıştır. Betam tahmin modeli tarım dışı işsizlik oranının Aralık döneminde yüzde 14,1 seviyesinde sabit kalacağını öngörmektedir.

doc. IsgucuGorunum2017M02

pdf. IsgucuGorunum2017M02

 

Ekonomik Büyüme ve Tahminler: Şubat 2017

Son Çeyrekte Canlanma

Ozan Bakış ve Mine Durmaz

Türkiye İstatistik Kurumu SNA-2008 ve ESA-2010’a uyum kapsamında gerçekleştirdiği revizyon çalışmaları sonucu ulusal hesaplar sistemini tamamen değişti (bkz. Betam AN 16/203). Eski seriler ile yeni seriler arasında tanım, seviye ve oran farkları olduğu için eski tahmin modelimiz büyük ölçüde işlevini yitirdi. Bu notta güncellenen tahmin modelimizi ve ilk tahmin sonuçlarını okurlarımızla paylaşıyoruz. 2016 yılının üçüncü çeyreğinde görülen daralmadan sonra dördüncü çeyrek büyümesi için yaptığımız bu ilk tahminde neredeyse tüm öncü göstergeler ekonomide bir toparlanma olduğunu ortaya koyuyor. Kesinleşen Ekim, Kasım ve kısmen Aralık verilerini kullanarak yaptığımız tahminlere göre 2016 yılının son çeyreği için çeyrekten çeyreğe büyüme oranını 2,1, geçen yılın son çeyreğine göre büyüme oranını yüzde 5,7 ve son olarak 2016 yılının geneli için yıllık büyüme oranını yüzde 3,0 olarak tahmin ediyoruz.

pdf. EkonomikBuyume2017M02

TURKEY LABOR MARKET NETWORK MEETING

                        

TURKEY LABOR MARKET NETWORK MEETING

26-27 January 2017, Bahçeşehir University, B 401

 

26 January 2017

9:30 – 10:00 Opening remarks

10:00 – 10:40  The Economic Impact of Syrian Refugees on Host Countries: Quasi-Experimental Evidence from Turkey, Semih Tumen

10:40 – 11:20 An Overview Of the ILO Strategy in Responding to the Syrian Influx in Turkey, Nejat Kocabay, ILO / UCW

11:20 – 12:00 Geçici Koruma Altındaki Suriyeliler ve İŞKUR’un Bu Alanda Yürüttüğü Girişimler, Kagan Bayramoğlu/ ISKUR

12:00 – 12:40 Shifting Scales: Refugee Reception and Labor Market Integration in Turkey, Ulas Sunata

12:40 – 14:00 Lunch

14:00 – 14:40 The Impact of the Integration of Syrian Refugees  on the Labour Market in Turkey: A survey on the Istanbul Textile Manufacturing Sector, Ertan Erol et al.

14:40 – 15:20 Labor Market Effects of Massive Migration: Theory and Evidence from the Syrian Refugees in Turkey, Tomoko Utsumi  and Norman V. Loayza

15:20 – 16:00 Fertile Lands Bitter Lives: Syrian Agricultural Workers in Turkey, Saniye Dedeoglu

16:00 –16:30 Work Permits of Syrian under Temporary Protection in Turkey, Harun Aydogmus/MoLSS

16:30 – 16:45 Coffee break

16:45 – 17:15 Panel: Seyfettin Gursel (Bahcesehir University), Furio Rosati (Understanding Children’s Work), Abdurrahman Aydemir (Sabanci University) and Iraz Oyku Soyalp (UNICEF)

 

27 January 2017

 

9:30 – 10:10 The Effect of Education on Internal Migration in Turkey, Murat Kırdar, Abdurrahman Aydemir, Huzeyfe Torun

10:10 – 10:50  Determinants of Educational Mismatch in Turkish Labor Market, Bilge Eriş Dereli

10:50 – 11:30  Impact of Turkish Policy Reform on Labor Force Status of Disabled Males: A Difference-in-Differences Analysis, Deniz Karaoglan and Burcu Duzgun Onel

11:30 – 12:10 Decentralized Collective Bargaining: A Solution to Economic Crises: The Turkish Case, Berrin Ceylan Ataman and Kubra Yenisey Dogan

12:10 – 13:30 Lunch

13:30 – 14:10 Türkiye’de Zaman Kullanımında Gözlenen Değişimlerin Ayrıştırılması, Uğur Akkoç and Emel Memiş

14:10 – 14:50 Türkiye’deki Sağlık Hizmetlerinden Vatandaş Memnuniyetinin Değerlendirilmesi: 2004-2015 Dönemi, Seyit Mümin Cilasun and Ali Berker

14:50 – 15:10 Coffee break

15:10 – 15:50 Structural Change in Wage Differentiation Patterns For Turkey in Terms of Working in The Same Industry, Bengi Yanık Ilhan and Yasin Kutuk

 

Sonraki sayfa »